Edebiyat

Bedenin dili

“Bilim, duygusal deneyimlerimizin kaotik çeşitliliğini, mantıksal açıdan standart bir düşünce sistemine karşılık getirme çabamız. Bu sistemde tekil deneyimler, kuramsal yapıya öyle bir şekilde karşılık gelmeli ki, benzersiz ve inandırıcı bir sonuç ortaya çıksın. Duyusal deneyim, insanın dışındaki bir konu çerçevesinde gerçekleşir. Ancak onu yorumlayacak kuram, insan elinden çıkma ve olağanüstü bir çabayla zahmet gerektiren bir […]

Mağaradakiler:Cemil Meriç

İnsan bir mağarada gibidir. Elleri kolları zincirlenmiştir. Gördüğü bütün şeyler, mağarada Karagöz ve Hacivat gibi gölge oyunudur. Bu insanların zincirlerini kırsan, onları gün yüzüne çıkarsan, gerçek görüntüler göstersen de o insanlar gerçeği alıştıkları siluetler olarak görürler ve bu yeni görüntülerin asıl gerçek olmadığını savunur ve sana düşman olurlar. Eflatun (Aristo) İskenderiye Kütüphanesi’nde uzun yıllar çalışıp […]

kadınlık havaları

güzelliği sağlayan hoş hava bıkkın hava sıkıntılı hava uçarı hava arsız hava soğuk hava kendi içine bakma havası buyurgan hava istekli hava şeytansı hava keyifsiz hava çocuksuluk havası gevşeklik havası hınzırlıkla karışık kedi havası Mehmet Özgür Ersan

ol om kün

ey budalalar ey gerçekten yoksunlar ey sakat bırakılmış paryalar ey doğal yetenekleri sakat bırakılan ayak takımı anlamak ne zor demeyin ozan’ın kitabını okuyun ve biat edin ey sürekli devinim üzerine kafa yoranlar ey insan olma çabamda yoldaş olanlar doğanın eserini anlamak için ya deli ya meczup ya ozan ya peygamber mi olman gerek oysa cesur […]

yelkenini kırlangıç yeli doldursun

etrak-ı bi idrak türk-i bedlika zenci büyücüler cani kasaplar çerkez cariyeler kar yağsın kanın üstüne çok gülmek kalbi öldürür yüzünün değerini soldurur şarap içersin can düşmanınla ateşe verip canını halka çerağını bırakırsın ırmağın akıntısına çırılçıplak bağlarlar bir kayığın direğine tüysüz oğlan gibi düzerler doruklarda gezerken yüreğin ezilir karganın bile sesi kırılır yüzün yerde kalır yelkenini […]

kadın

bakracını denizden doldurup su döküp toprağı yıkarken bir ağaca dayanır bir yolcu gibi erken aşındırır aşkını anlarsa yenilen bir kadın darda kaldığını inanırsa bir kere korkmadan yaşar tebessüm gösterir bırakır gönlünü gülünç şapkalarını sahipsiz şarkılarını sevilirse bir kadın üryan dolaşan avuç içlerini gösterir sevdiğine utangaç ve yenilgen hayata usta hücrelerine bükülen dizlerine kasılan karın etlerine […]