Hayat

fantazmagorya­

şehrin akşamından ge­ceye doğru akıyor za­man her şeyden vazgeçmen­in tam saatinde kırık bir pencerenin­ altında dikilip kald­ığında soğuk, hançer gibi ­sokulur geceyle yaşam sana­ toprak kımıldar, dal­ kımıldar, damar kımı­ldar bir hayal gibi gözük­ür herşey sana soğuk zannedersin­ İçi titresin dersin ­benim gibi oysa vicdanı yoktur ­aşkın sus, diye başlıyor a­rtık adın andın ve hayallerin­ […]

Gülün Duası Neydi?­

Sen gül ki bu vakit ­de Ey gizemli gül­ Büyüsün duasıyla nice annenin Yeryüzünün tüm gülle­ri Hâlâ kesik birçok ağ­acın her yeri Yalnız bıçak izleri ­değil gövdesinde Kavuşamamış binlerce­ sevdalının Yürek burkan izleri­ Kök salan çınar bu y­abanda Uykulu bacaklarını s­almışsa Toprağa­ Hâlâ don topraktaki ­kökleri Hiç bir şeyi sezemez­ şu an Sende ki feryadı­ […]

kırlangıçlarda üşür

I biten türkü gibi/ uzaklaştı bırakıp / yosunlu kapıları geride kırlangıçlar uçar çıplak dallar üzerinden yaşamak/bunca güzelse hürriyet aşkına savaşılır sevgili inanca taptaze yaşama kaldığın/ yerden başlanır II köşe başını tutan/ leylak kokusu bırakmıyor yakamı eski ellerim nerede/ kim bilir sevgiliye çiçek deren bir damla sıcaklık dişli ankara rüzgarlarından kalan avuçlarımda koruduğum/ bugüne kadar geceye […]

gün görmüş serçe

öyle garip bir makine ki bu yaşam denen büyük saat yitirmiş mihrabını zamanın mabedinde bir ülke yanlış secdelerde eğil eğil bunalıyor dillerinde eski bildik rüzgârla salyangoz gibi kireç boyalı evlerinin kabuğuna çekilip düşleyen direnen konuşan yanlarını budayıp bir kent karşıladı beni kuşkunun kuyularında evlerine çekilmiş yenildikçe durmadan bir şeyler satın alıyor yıpranan yerlerini yeniliyor kadınlar […]

Rüyasını dokuyordu /Sarıyer’de bu sabah balıkçılar

Kendi gerçeğimi görüyordum Bıçakla oyulmuş çıkarılmış Avuçlarının içinde İçerken ellerim titriyor ağlıyordum Aklına bir martının gözleri takılmıştı Çok şükür hıçkırmasını biliyordum Bölük pörçük akşam oluyordu Gözlerime kargalar konuyordu Sırılsıklam utanacaktım oysa Yoksa yüzüm olmazdı geceye Şiir deniz gibi kımıldıyordu Kımıldandıkça içim kanıyordu Sabahtı rıhtımdaydım Rüyasını dokuyordu her sabah Sarıyer’de balıkçılar Sarhoştum kirpiklerim yanıyordu Beni terk […]

durgun deniz -Mehmet Özgür Ersan

bir güzel orda­ bir gül yüzlü hep orada­ değiniyor ruhuma­ o kadar yakın ki bazen­ bazen o kadar uzak­ bir gül yüzlü­ erguvanların yapraklarında­ gezinen karıncalar­ yusufçuklar­ demire tutunmuş sakız sardunyalar­ yitirdiklerimiz yavaştan yağan yağmur­ yaslanılan yaslı yürekler­ yavaşlayan yoğun yeis­ benim umutsuz yolum­ bittiği yerde başlar­ korumaya çalış onları­ şairleri, delileri bir de meczupları­ […]

Ispinoz

Ölmek Susuz tarla kuşları gibi Ilgında Konduğu ilk dalda Denizleri aşan kırlangıçlar Artık uçmayı özlemediğinden Yaşamamak Kör bir ispinoz gibi Acılar içinde O geldi denize karşı durduk el ele Yosun kokularına karışan Deniz tuzu kokan saçlarıyla Mehmet Özgür Ersan

Hakidir Ayrılıklar

Issız ve karanlık Hücremde Geceye uzarken Sakallarım Kalbimde ve bahçemde Bir gül daha tomurcuklandı Dudakların Güzel bir nar lekesiydi Öpemeden Kopardılar dalından Sanmayın siyahtır Ayrılığın rengi Biz hep haki ayrılıklar Yaşadık Talan edildi Her dikenli telden sonra Beraber koştuğumuz yollar Dağıldı aşklar Dağıldı hayat Hakidir Ayrılıklar Mehmet Özgür Ersan 14th November 2013

Hayat Materyalist ve Gerçek

Çoban ateşleriydi Serçe cesetlerine karışan Rüzgarda ürkek konuşmalar Bilirsin mayın tarlasına iki kez girilmez Bütün renkleri kirli bir beyaz gammazladı Gamzelerinde bir elif kederlenir Asi bir Türkmen kızı Karındaşlarının cesetlerini Tütün ve efkarla çitilerken Tüm kızıl sakallardan kara gemiler geçti Alnımızda simurg gölgesi Ciğerlerimizde ejder soluğu Ergekon dediğin Bir yanardağ sönüğü Hangi ütopya doğru çıktı […]

Kiraz Ağacı

I doğardı/ her kavgadan sonra iki başlı sessizlik bir keten buruşluğuydu zaman/ toplasan dağılacak gülsen yüzünün aynasında gülücükler yeşertecek bin kez yondum/ bin kez yoğurdum bu kasvetli anı kolları bağlı/ kim çözmüş kelepçesine/ ipek parmak uçlarıyla şaşırmadım ben/ onun doğumunu bilirim doğmadan öncesini/ yokluğunu mamak’ın yoksul gecekondularını bahçesinde zakkum/ hanımeli begonvil/ en çok sardunya kokulu […]