Hayat

Her Mevsim Mayıstır

Cebimdeki buruk şiirlerle Çırılçıplak bu betonun üstünde Yaralı bir hayvan gibiyim, Dilimin ayaz kelimelere kesişi Suçüstü serüven rüyalarım Sınıfsız gövdem Sol omzumda Günah meleğimin olduğu yerde Yüreğim Bütün çırpınışlarıyla Reddedişine rağmen Ordayım bıraktığın yerde Biliyorum Ölmediysen o günlerde Kaybolursun Büyük kalabalıklarda Avuçların küser yaşama Kamaşır her yanın Bir kimsesizlik olursun Kendin olmak için Harcadığın yıllar […]

Değişmeli değiştireceğiz

(Ülkem ve Dünya) IBab Giriş Ülkem ve dünya Yola gelmez genç bir kız gibi O korkunç güzel dudaklarıyla Cezalandırmayı öğrenmiş hep Yeşertmeyi de öğrenecek elbet İnşa ederek daha özgür bir hayatı Bugün Kendi öz kızını satan Soysuz burjuvalar Kendi kurduğu cumhuriyete sahip çıkmazken Arsız liberalleri gazete köşelerinde Vahşetin reklamını yaparak Dalga geçer gibi sözlerle Halkın […]

İstanbul Kirli Bir Akşamda Olsa Güzeldir

İstanbul Kirli Bir Akşamda Olsa Güzeldir Anılar sen istersen seni sarar sarmalar Hüzünlerinle mi yenilenir eprimiş anıların sanırsın Deliyim kendi zamanına düşman Geri gelir diye bekleyip durdum geçen günlerimi İnsanız ne kadar diplere batsak da Ne göge dokunur elimiz ne suya arınmak için Deliyim zorum zordayım Unutma doğarak kuşandım hayat denen deli gömleğini Unutsam da […]

Lacivert Yüzlü Çocuklar

Yalın ayak koşarak geçtim yollardan Kargışlandıkça çoğaldı umutlarım Yinede sığınmadım sırça korku kalelerine Kırlangıçlara inat göçmedim yurdumdan Mülteci telaşlara kapılıp Yalnızca ümit yalnızca ümit vardı Kucağımda yarına gebe Oysa mermer bloklara soğuk betonlara Çarpan kır çiçeğiydi çıplak bedenim Kaçaksan kaç al hisseni git burdan Aşk isli bir leke gibi kalsın yüreğimde Bilincim bulanmasın Filizkıran fırtınalarını […]

inilti

kağıt toplayıcılarına bir yıldızdan düştüm yalana yaklaşmayayım bende kılığımı değiştireyim sıçan kürkü, karga tüyü takayım çapraz çomaklar ne yöne yel o yöne daha yakın olayım alaca karanlık ülkesinde bu ölüler ülkesinde ölünün sırtındakini alayım bu kaktüs, burada taştan putlar geri de kaldı kağıt toplayanlardan kağıt çalayım yalnız ben satayım yükselir burada zenginlik herkesten bir şey […]

Geçmiş

Zamandır durur öylece Kalplerin anladığı duyguyu Gerçekten hisseden vücudun huzuruyla Zaman yoktu sesi susmuştu aramızda Havadaydı herşey yeri bir ışık ışıtmış sadece Bir gece lambası kadar aydınlık Çünkü anlayabilmek için baştan başa Dallara düşerken büyük varlığıyla yalnızlık Kırk yılda bir kere kollarında başka birinin Bahar kokusunu çekemezdin Yangın sirenleri altında yaşam kaygısında bile olsan Her […]

Kanar

Gözlerinde gözlerinde iki ince duman Biri hüzün biri sevdadan yana Biri ağlar biri güler Kanar yüreğinde ince bir yara Yalnızken kanar inceden Mehmet Özgür Ersan 30.01.2016

Dokunma

Rüzgarına kapılmış bir intihar Hayatın tuzuna yatırılmış bir insan Yaralarına dokunma seni katil sanar Ne yapıp ne edip senden uzağa kaçar Bil ki sevda bil ki hayat bil ki insanı bir daha sınar Senin sevdiklerin senden kaçar Seni sevenlerden sen Hayatta hep tatlı masallar anlatan Tuhaf adamlar kazanır Kadınlar en çok masallardan hoşlanır Biraz tuz […]

Korkar

Kime dokunsam bir firar Gerçekten kimi sevsem bir hüznü var Sevmek bende yetişmemek zamana Geç kalmak kurulmuş saatlerin gölgesine Dokundukça hoyrat yaraları kanar Fazla severim diye korkar Hangisini sevsem üzülür incinirim sanar Ben en çok aceleme kızarım Ellerimin hoyratlığına Kanartırcasına yaraları tekrar tekrar Kapısının önünde diz çöküp ağlayışıma Bilirim incinmiş kadınlar en çok fazla sevilmekten […]

kil

her gece rengi titrer bir genç kızın ah titremezdim ürpermezdim ben hiç bu deniz kenarında bu karmaşada horasan’dan karaman’a niçin geldim biraz köktürk kağan biraz moğol han kara kalabalıklarla yavaş yavaş bu yabanıl coğrafyadan geçtim sakince başkentten çıkarsam ölürüm sanırdım taşra da bir mezarlık gibi söğüt ve koyunlarla koyun koyuna bir gömüt olmaktan sıyrılıp bu […]