Hayat

Kristal Kaplanlar Ülkesi

Hiç kimse bilmiyor Onun Esirgenip bağışladığını Suda koruyucu çarpışlarıyla Şimşeklerin O yaşam çorbasından içinde Doğanın ruhunun derinlerinden Doğduğunu Gemisiz Karasız Ulussuz Karşı çıkışlarla Sonsuzluğa Öfkenin ve deniz köpüğünün Baş kaldırsına emanet Yaşadığını Bir kaplanın izinden İrkilmiş turkuaz surlarının üzerinde Kristal kaplanlara karıştığını Ve tam burada tölün ülkesinde Dünyanın bittiğini yerde Hiç kimse sormadı İzlerini Geçmiş […]

Emek

Nöbetçisiyim Ben büyük ıssızlığın Rüzgarın Tuzun Soğuğun Zincirlerini Sürükleyen Binlerce Issızlığın Omurgası Pruvası Güneş yanığı Müthiş bir dünyanın Demirden Durağanlığın altında Geçen zamanın Bir tek esinti Kafamdaki Ilk insan gücünün çocuğu Emek Kaybolan Doğuşun Ilk kazıyan Ilk dokunan Ve zorlayan Arayan ateşi Mavi yontucusu doğanın Karanlıkta Boylu boyunca Zor oldu Yüzleşmesi kendisiyle Ellerini bulana dek […]

Kök

Konuştu kuşların renkleriyle Kükredi açlıktan Ve utançtan ıssızlığı buldu Yalnız başka bir dünyadan gelmiş gibi Hüznün aslanıydı Gömene kadar hüzünlü alnını Umut ederek kara adaletini hayatın Taşın büründüğü sessizliğe büründü Geriye dönmedi hiç geriye Dönmek bundan sonra acı veriyor ona Tuzun hecesi ateşin gizi Kuşatılmış ve kayalara zincirlenmiş Özgürlük yok bundan sonra ona Birilerinin kendine […]

kibrit çaktım – mehmet özgür ersan

şehrin meydanlarına iniyorgiyindi kuşandı başaklartürkülerle zincirlerinden boşanıp ince canlar dövüştü şerefli şanlı saçlarını sevdim kahverengi kehribar gözlerini yalnızım sen orada yalnız kuş olsam lodos poyraz uçsam ben ölmem kahpe dünya yıkılır gayrı ürkek gözlerin mercan köknardan cevahir yalazı morca dağlar çıngı çalmış gözlerinle bir papatya bir gelincik getirsin ellerin kibrit çaktım öteygün ali ismal, ethem,mehmet […]

ceren’e dair – mehmet özgür ersan

ceren’e dair ……………………..……..Ceren Yıldız ‘abeyaz bir kargabalkona kondu gak gak yatağına mıhlanmış kalmıştım kollarım ağırlaşmıştı bir sesle uyandım başımda yiğenim ceren sevinçle bakıyordu elinde bir dosya dosyayı tutan elleriyse titriyordu saat on bire geliyordu uyan dayı uyan bak ben sınav kazandım inanmadım ünlü ceren -ki o kendine öyle densin ister- bize yine şaka yapıyor dedim dayı dayıııııııı […]

devrim – VIII berkin’e – mehmet özgür ersan

  VIII                         berkin’e temiz bir elin bir gazeteyi iğrenmeden sarsılmadan alabilmesine inanamıyorum çocukluğumdan beri gizemciliğe eğilimliyim başka fantastik bir dünya özlemindeyim korsanlara takılır giderdim define adasına uzun bacaklı john silver’la kayıp kıta atlantis kadar heyecanlıydı sonra büyüdüm bacon’un yeni atlantis’ini okudum ursula’nın mülksüzlerinde ya da thomas moře ütopya’sında ya hut campella’nın güneş ülkesinde […]