Hayat

Ateş ve buz

Yontu Gözlerini Parmaklarını Sonra neşesini Verdi Bir anıt oldu Suretini çıkardığı Kendi biçimiydi Taşa yüzlerce yıldır vuran Hayatta her şey Deri değiştiriyor saat başı Değişip dönüşüyor durmadan Denizin köpüğünden Yosunun kokusuna doğru Gece yıkılırken üzerine zamanın Titreyerek karanlığı çiğneyerek Yalnız müzik Bir damlada ateş ve buz Küller ve lavlar Sürükledi herşeyi Bir zorluktan diğerine Tek […]

Kök

Konuştu kuşların renkleriyle Kükredi açlıktan Ve utançtan ıssızlığı buldu Yalnız başka bir dünyadan gelmiş gibi Hüznün aslanıydı Gömene kadar hüzünlü alnını Umut ederek kara adaletini hayatın Taşın büründüğü sessizliğe büründü Geriye dönmedi hiç geriye Dönmek bundan sonra acı veriyor ona Tuzun hecesi ateşin gizi Kuşatılmış ve kayalara zincirlenmiş Özgürlük yok bundan sonra ona Birilerinin kendine […]

kibrit çaktım – mehmet özgür ersan

şehrin meydanlarına iniyorgiyindi kuşandı başaklartürkülerle zincirlerinden boşanıp ince canlar dövüştü şerefli şanlı saçlarını sevdim kahverengi kehribar gözlerini yalnızım sen orada yalnız kuş olsam lodos poyraz uçsam ben ölmem kahpe dünya yıkılır gayrı ürkek gözlerin mercan köknardan cevahir yalazı morca dağlar çıngı çalmış gözlerinle bir papatya bir gelincik getirsin ellerin kibrit çaktım öteygün ali ismal, ethem,mehmet […]

ceren’e dair – mehmet özgür ersan

ceren’e dair ……………………..……..Ceren Yıldız ‘abeyaz bir kargabalkona kondu gak gak yatağına mıhlanmış kalmıştım kollarım ağırlaşmıştı bir sesle uyandım başımda yiğenim ceren sevinçle bakıyordu elinde bir dosya dosyayı tutan elleriyse titriyordu saat on bire geliyordu uyan dayı uyan bak ben sınav kazandım inanmadım ünlü ceren -ki o kendine öyle densin ister- bize yine şaka yapıyor dedim dayı dayıııııııı […]

babam’a dair – mehmet özgür ersan

babam’a dair………………………nadir ersan’adavranışlarını  yöneten tek şey gerçeğe ulaşma tutkusu gerçeğe yaratıcı gerçeğe ve her zaman içinde besledi gerçeğin belli bir anda ona görünen şey olmadığı kuşkusu yanılmanın yabanıl korkusu hep inandığı hiçbir zaman dilimi yeterince değildir insana yaşamında boethius’un dediği gibi; ‘hiçbir şey, güz geldiğinde kır çiçekleri gibi kuruyup değişen dış görünüşten daha geçici değildir’ […]

devrim – VIII berkin’e – mehmet özgür ersan

  VIII                         berkin’e temiz bir elin bir gazeteyi iğrenmeden sarsılmadan alabilmesine inanamıyorum çocukluğumdan beri gizemciliğe eğilimliyim başka fantastik bir dünya özlemindeyim korsanlara takılır giderdim define adasına uzun bacaklı john silver’la kayıp kıta atlantis kadar heyecanlıydı sonra büyüdüm bacon’un yeni atlantis’ini okudum ursula’nın mülksüzlerinde ya da thomas moře ütopya’sında ya hut campella’nın güneş ülkesinde […]