Tasavvuf

Hiç

ey insan bir yüzün var­ taştan oyulmuş­ kanın sudan ve topraktan­ ırmaklardan gelmişsin­ çağlayıp duran­ ne varsa oyup topladığın­ sana dair seni anlatan­ savurur atarsın­ denizlere­ yüreğinde karanlık­ derin bir sessizlik­ içine düşmüş sözcüklerden­ hiçlik deryasından atılmış bir oksun­ birlikten çokluğa bölünen­ birliği arayan­ karanlıksın­ sessizlik içinde gürleyen­ sesi dinleyip aydınlanan­ ve sesi gibisin­ aydınlığın […]

Hüccet’ül Burhan

Gücün bitene kadar tüket bizi Ey kocamış zaman Ölümlü tortular bırak bize Kaybımız çok az bizim Yaşadık yeterince Gördük her bir şeyi Açgözlü dünyalıların Tükenince açgözlü yanları Belki birşey kalır geleceğe Sonsuzluk mutlu etmez bizi Sadece içten bir yaşam isteriz Gerçekten tanrısal olan Gerçekle, huzurla ve aşkla parlayan zaman Kimsenin ne tahtını ne cenneti Yıldızlarla […]

Hicab

Yırtıl perde Yaradan’la aramdan Gönül gözümü bakış nuruyla Kendime çevirdim Bin hicabı yırtar Nuru ateş-i Batını ara Zahirde kalma O iliğidir Bu âlem ise derisi Feleğin ondan Bir yaprak olduğu bahçeden Bir dal al gel Görmeyenin gözünü görür kılar Nefs-i emarenin hicablarını yırtar atar Mehmet Özgür Ersan

cedel

… belirsizlik karşısında dağılmışlığın harap ettiği sinirlerinin gerilişini gördüm etrafımda her şeyin nasıl yavanlaştığını gördüm insanların yataklarında tırmandıkları zirvelerin yaşamın uçurumlarında nasıl rüyaya dönüştüğünü gördüm moral çökertici tüm düşüncelerin sonunun tiksinti olduğunu gördüm iliğimize kemiğimize dokunacak tedirginliğin hakikat ve tenin felaketi olduğunu gördüm buda’nın vaazının schopenhauer’ın içimizi kararmadan okunacağını gördüm edepli olmaya mahkum kadınların yalanı […]

Dokuz Boğumlu Yaraya Gazel

Acı maddeyi parçalarken Keder ruhumu Şiirde yetmeyecek artık Bu anlatılan senin hikayendir Kendini tanı Beni her şeyden uzak tutan O ışık parçasına ulaşmamı Tüm kötülüklerin içine batmış Buruk itlere duyduğum kine borçluyum Hala Truva kıskanılıyor Bugün tüm yazdıklarımızda Taklitten başka ne sözü var insanlığın Ezbere ürpertiler Yağmalanmış vecdlere Hazırlanan safdilleriyle Gelecek nesillere ağlaşmaktan başka Dinle […]

O

O gece boyu beklediğin ancak gün ağarırken bulabildiğin o serinliktir O ter içinde gecenin sabahındadır O sabahın alacakaranlık esintisinde hafiften kıpırdanan yapraktadır O yalnız gecende onla olduğundur O karanlık içinde beklenen aydınlıktır O güneşindir hem karşıladığın hem uğurladığın O boyuna dağıttığın güzelliktir hep toparlamak için O savsakladığın ama her savsakladığında hemen sana önemini ve değerini […]

Yenilmiş Kavimler Tapınağı

Gençken çok toy oluyor insan yanılmışım Şanlı değilmiş şaşılası mayıs direnişi gülün Seksen dokuzun şanlı sabahlarında Sağlam bir duvar olsam bu yıkıntı ortasında Göğe yekindikleri için ağaçlar kınanmaz Yere sıkıca bağlı kökleri bağışlatıyor onları Bu yıkıcı kasırga da ayağa kalkar Kurumuş damar ayağa düşmüş kösnü yürek Metanet dergahında mihrap baş aşağı olsa da Hayaller ölülere […]

dört ana sır

yel hakk’ın ve resulünün sevdiği şeyleri sev dostlarına dost ol düşmanlarına düşman ol düşkünün gönlüne iki sevda sundun biri sensin baki biri fani bu dünya ibadet yakına kavuşmana vesile bunu bil yok onun senin abidliğine gereği yoksa şaşırırsın bunu bil okulu seven ilme aşık zaruri olmayan işleri azalt fuzuli konuşmaktan kaçın uzak dur dörttür yolu […]

Balçığa karılan ten

Bendeki kargaşayı ürkütecek bu dinginlik zifir karanlığımdan hüznüne iltica ediyorum Işık alan son çatlağıda kapattım kalbimde Kayıtsızlıkla imha ederim geçmişe dair ne varsa Yeterki sen isteme kendinden yol bana fısıldasın Onardığım gemilerle geleceğim fırtına vurgunu Çağ yorulur söz demlenir senin kıyında Bir yol bir yola sığınır senin içindeki dağdan Ellerinde çiçekle inersin bu bozkıra Dünyanın […]

İtibar

uzun upuzun bir karanlıktır sessiz, suskun ve kederli upuzun bir kabristandır hayat tarih upuzun bir kapristan hep boş, hep soğuk ölümcül ve karanlık nesiller nesiller boyunca hep tekrar hep taklit çağlar çağların ardınca uygarlık, kültür, miras düşünceler, idealler, gelenek çağlar çağların ardınca birbiri ardınca gelen geceler birbiri ardınca solgun ve durgun karanlığın içinde her şeyi […]