Düşün

Mekan ve İktidar

Yaşamın geri kalan bölümünde yeni yerlerde yaşamak isteği sardı beni. Kaçmak bu keşmekeşten. Vazgeç başladığım her şeyden kaçmak. Yakmak herşeyi. En zor dilleri öğreneceğim bir yere. Uzun uzun denize bakacağım bir yere. İnsanları arkamda bırakıp yalnız kalacağım bir yere. Açıklanmış tüm sözcüklerden korumak. Tüm kitapları arkamda bırakıp. Susmak, susmak sadece soluk almak. Yerleşmiş tüm kalıplardan […]

Doğuda ve Batıda Feodal Yapı

Doğu ve Batı’da feodal yapı çok farklıdır. Doğuda özel mülkiyetin bulunmadığı toprağın Beytül Mal denilen Allah adına tüm halkın olduğu bir sistem geçerli iken batıda ise özel mülkiyet hakimdi. Konuyu derinleştirirsek. Türkler daha öncede Anadolu’ya göçler yaşamış ancak asıl yerleşme ikinci göçte yaşanmıştır. Anadolu’ya ikinci büyük göç öncesi Anadolu’yu güvenli şekilde Türklere açan Horasan Erenlerimiz […]

Kuşku ve duraksama

niçin doğduğumuzu sormadan doğuyoruz aklın çabalarının vardığı son durak kuşku ve duraksama bu harabe üzerinde 29.11.2010 mehmet özgür ersan

Aşk ve Aşık

Hareretli sorunların yavan cevapları vardır. Düşünürler felsefeyle bir aşığın uğraştığı gibi uğraşır. Filozof ve aşık aynı şeyi yapar. Plutarkhos dediği gibi’Henüz hiçbir erkek, sevdiği kadınla ilişkisinde, dışarı çıkıp biröküz kurban edecek kadar mutlu olmamıştır. Tıpkı kimsenin kraliyet etiyle ya da pastasıyla doyup hemen oracıkta ölmek için dua etmediği gibi.’ Platon, sentezi başka bir yolla keşfeder. […]

Şiir ve Felsefe

yazmak zaman işidir. şair zamana düşmandır. şair baştan işiyle iveşmek zorundadır. Şiir gerçekliğin nasıl olması gerektiğini buyurur hayata… Yürekten yazılmış şiir gerçekleri yeniden sorgulayandır. Bir tek şiir yürekten yeniden yazılırsa bütün gerçeklik yeniden yazılır. Varolan gerçekliği hayallerin hizasına sokan şiirdir. Dünyanın değerini belirleyen şiirdir. Şiir bir kişinin yeniden düzenlediği bir dünyadır. Felsefe hayallerin gerçeklere egemen […]

Slogan/ düşünce kırıntıları

Güçlü politik sloganlar dünyayı ikiye ayırır; ideolojinin dünyası. Bu sloganlar birlik içinde çalışır, insanları kendi duyarlılıklarının yörüngelerine çekerek sloganın kendilerine ait olduğunu hissertirmeyi amaçlar. Politikacılar mutluluğun cazibesi bir gözlemden kaynaklanır. Danimarkalılar mutluluğun kaynağının sosyal devlette onun sağladı kusursuz sağlık hizmetleri olduğunu savunurlar. Madem ki dış etkiler insanların mutluluğunda bu denli kritik bir rol oynuyor, i […]

Güzel insanı yaratacak tarihi bilinç

İnsanın insanlaşma kavgası doğayı ehlileştirme çabasıyla başat gitmiştir. Doğayı ehlileştirirken kendisini de ehlileştirmiştir. Bilgi birikimini kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Her kuşak bir önceki kuşağın bilgisini katlamıştır.Bilginin gerçek anlamda sıçrayıp bilince dönmesi süreci aydınlanmayla olmuştur. Yani insanın kendinde bilince ulaşması burjuvazinin tarih sahnesine çıkmasıyla ortaya çıkmıştır.Elbette burjuvazi sırtında geçmiş toplumların tarihcil devriminin yükleriyle bu bilince ulaşmıştır. Sonunda […]

Kabala ve Vahdet-i Vücut’taki Diyalektik Öz Antik Yunan’da mı gizli?

Yunanlı Pitagoras (M.Ö. 580–500) öğrencilerini, içrek ve dışrak olmak üzere ikiye ayırmıştı; gizli öğretisini birincilere öğretmişti. Kabala’ya göre de, dinin bir iç’i, bir de dış’ı vardı; gerekli olan dışı değil, içiydi. İlahi Komedya yazarı Dante Alighieri, Aşk Dostları ( Fedeli d’Amore) akımına uymuş Tapınak Şövalyesi olmuştu. Yunus ve Dante’nin yolları aynıydı, kendi içlerindeki sırrı ortaya […]

Mutluluk

Mutluluğun tarihi acıklı bir destandır. Optimistler; hazzı mutlulukla eş tutarlar. Hedonistler çoğaltmaya çalışırlar. Kyreneli Aristippos, haz arayışını hayatının amacı haline getirir. Kontrolsüz hedonizm insanı yalnızca tutkunun kölesi yapar. Onları sadece Sokrates eleştirdi. Sebebine gelince bu şekilde bir köleliğin insanı mutlu etmeyeceğini biliyordu. Aristippos’un cevabı ise basit ve radikaldi. O, hazzın keyfine tutkularının bile ötesinde varmayı […]

Romantik Devini ve J.J.Rousseau -II-

Eserleri ve Eserlerindeki Kavramlar Tanrıbilimsel Bölüm Platon’dan beri filozoflar eğer Tanrı’ya inanmışsa, kendi inancını destekleyecek ve zekaya hitap eden kanıtlar bulmayı önermişlerdir. Kanıtlar zaten kandırıcı gözükmeye bilir. Filozof, kanıtının mantıksal açıdan geçerli olduğuna kesinlikle inanmıştır. Böylesi, ona göre yeterli felsefesel kapasiteye sahip, önyargısı olmayan herhangi bir kişide Tanrı’nın kesinlikle var olduğu yolunda bir inanca yol […]