Düşün

Manifaktür Üretimden Kapitalist Üretime : İşçi Sınıfı

Her insan belli bir toplumsal ortamın ürünüdür. Yeni bir şey yaratan her deha bunu kendinden önce tamamlanan bir temel üzerinde gerçekleştirirler. Bir dehayı tespit etmek için o toplumda daha önce elde edilmiş başarıları, toplumun entelektüel gelişme derecesini, bu dehanın içinde doğduğu, psikolojik ve maddi gerçekliğin yarattığı toplum kalıplarını bilmek gerekir. Marx-Engels’i anlamak için ilkin onun […]

William Blake’in (İngiliz Gravürcü, Ressam, Felsefeci ve Şair ) Ütopik Toplumcu Düşünceleri

Anadolu’da Ütopik Sosyalizmin (toplumculuğun) kökenlerini araştırmaya ilk Hallacı Mansur’la başlamıştık. Bu süreç bizi Şeyh Bedrettin, Kathar Şövalyeleri, William Blake ve Halil Cibran’a kadar götürmüştü. Kathar Şövalyelerinin yani Bogomillerin yayılma bölgeleri olarak İngiltere’nin içinde olduğu Avrupa’nın birçok bölgesini saymıştık. İngiliz gravürcü William Blake, Hallaç’tan etkilenmiş kendisinden sonra gelen Halil Cibran’ı etkilemişti. Yaptıkları resimler, gravürlerin benzerliği felsefeleri […]

İlk Türk Otomobili: DEVRİM

47 yıl önce, yıllardır dışa bağımlı bir ekonomik sürecin içinden geçmemizi isteyenlere, “Biz yapamayız, biz edemeyiz, bizden adam olmaz” deyip duranların suratlarında bir tokat gibi patlayan Devrim’ in ilk kıvılcımının çaktığını unutmamalıyız. TCDD mühendisleri, dört buçuk ay içinde yerli bir otomobil üretmek üzere harekete geçtiler ve ürettiler. Bugün Toyota ayarında bir yerli otomobilimiz olabilecekken içinden […]

Leonardo Da Vinci’deki Diyalektik Öz

Leonardo 15 Nisan 1542’de Vinci kasabasında bir noter olan Ser Piero ile Caterina’nın oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluğu hakkında çok az bilgiye sahibiz. 1467 ya da 1469 yılında Floransa’da bulundu. 1472 yılının kayıtlarında Floransalı Ressamlar Birliğinde adı geçmektedir. Burada yaptığı resim çalışmalarının yanı sıra bugün Uffizi Galerisi’nde bulunan Meryem’e Müjde, Müneccim Kralların Tapınması ve Aziz […]

Romantik Devini ve J.J.Rousseau

On sekizinci yüzyılın ikinci yarısından günümüze değin, sanat, edebiyat ve siyaset üzerinde olumlu yada olumsuz etkileri olmuştur. Romantiklerin bizzat siyasetle ilişkisi Rousseau’nun kişiliği ve eserleriyle kurulmuştur. Bu devinimin en büyük kişisi kuşkusuz Rousseau’dur. XIX. yüzyılda Fransa’da eğitim görmüş insanlar , la sensibilite , adını verdikleri ve heyecana, daha özel bir söyleyişle duygudaşlık (sempati) heyecanına yatkınlık […]

Mağaradakiler: Cemil Meriç

İnsan bir mağarada gibidir. Elleri kolları zincirlenmiştir. Gördüğü bütün şeyler, mağarada Karagöz ve Hacivat gibi gölge oyunudur. Bu insanların zincirlerini kırsan, onları gün yüzüne çıkarsan, gerçek görüntüler göstersen de o insanlar gerçeği alıştıkları siluetler olarak görürler ve bu yeni görüntülerin asıl gerçek olmadığını savunur ve sana düşman olurlar. Eflatun (Aristo) İskenderiye Kütüphanesi’nde uzun yıllar çalışıp […]

Yazın ve Sanat Üzerine

Sanatın Kökeni Sanatın kökenini araştırdığımızda karşımıza insanlık tarihi kadar eski bir tarih süreci çıkar. Maddi dünyanın insanlık tarafından yararlı nesneler haline getirilmesiyle birlikte kendine yabancılaşan bir tasarım haline gelişi yani kendine yabancılaşması emeğin ürünüdür. “Günlük maddi sanayi içinde (- bu sanayi söz konusu genel hareketin bir parçası olarak tasarlanabildiği gibi, bu hareketin kendisi de sanayinin […]

İnsan Fıtratı Yaratılışı Keşfetmek İster

“Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah’ın insanlar üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah’ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.” [Rum Suresi 30 Ayet] Bu yolda yüzümüzü ona çevirmeliyiz. Bu yoldan gelmek yani kemalete erecek yoldan gelmek için yol yöntem bilmek gerekir. Yol yöntem dindedir. Allah aşkı […]

Tanrı – mehmet özgür ersan

Tanrı var olmasaydıdin yine kutsal ve tanrısal olurdu Tanrı Tanrısallığını sürdürmek için var olmasına bile gerek olmayan tek varlıktır tinsel gelişim bireyin kendi kendisiyle gerçekleşir ancak oysa dünya hep birlikte topluca düşünen insan sürülerinden oluşur tanrıya sığınmış tinsel aşama aşama yükselişi şeytana ya da hayvansallığa sığınmış ise aşağıya inme sevincidir öteki insanlar angaryacı sürüsüdür ahır için […]

aşk – Mehmet Özgür Ersan

aşk insanınfuhuş eğilimidirhiçbir soylu zevk yoktur ki fuhuşa indirgenmemiş olsun aşk cömerttir ve cömert bir duygudan doğar fuhuş zevkine çok geçmeden sahiplenme zevkiyle bozulur aşk kendinden çıkıp yenen kişiyle yenilmiş kişinin birbirine katılma kurban edilme ve yenen kişinin ayrıcalıklarını elde tutma isteğiyle geçer bir kapatması olan adamın ten zevkleri sahip olmaktan gelir güzel mevsimin ıslak […]