Şiir

uğuldayarak aynı yurdun /aynı türküye ağlayan insanı

titremedi hiç tenin son ince acıda bile güzelsin alımlısın bi o kadar donuk ve tutuksun etinde ayrılığın, o dikenli acının olanca şiddetiyle ışıyan bir ağ gibisin denizin üstünde renkli bir pencere gibi tenin kurtarır çürümekten insanı arıtıp yeniden bir duyarlıkla yaşama bağlayıp kim yakıp kurtarabilir seni etinin ölümünden çürümesinden artık söndüğüne göre benim de içimin […]

Şeş Cihet

Yarana yaşamdan sağıltım isterken Sana bağlanmayan yardan Yara üstüne yara açılmış handan Ne sana ne vücut sarayına em olur Bir sabah yeliyse unut gitsin Gece karanlığında yalvaran görür açıkça Tanrıdan karşılığını ‘Ey kulum bütün dediklerini işittim Ne dilediysen benden hepsini verdim Çekinme dile benden ne istersen Yok yoksulluk var varsıllık iste Hepsini sana rahmetimle bahşettim’ […]

bal rengi sözler

tarumar bahçelerin tarihi  gül dalına işlenir  bülbül güle götürür yalnız insanı yıldırmaz yuvalanmış yılanlar korkuyu ve güzü geçtik içimizde çağıldayan yangınlarla bahara ulaştık dönenler döndükçe bilendi öfkemiz yası kendine akan nehirlerin aynasında çağımız öd suyumuzun acı akışına vurulan kargıdan arta kalan çocuk gülüşlerimiz kırık bahar dalları eksik yazılmış devrim provaları acının her türlüsünü gördük tövbe […]

ikindi vakti

burgaçlar sürükler içinden çıkılmaz sorulara doğru seni bulunacak anlar elbette pencere camlarına dayalı sırtını bulunacak anlar hem yaratmak hem yok etmek için ellerin ellerin günlerin içinde ellerin her türlü işe alışkın ellerin anlar senin içinde anlar benim içimde anlar bize açık eller gibi kararsızlıklar içinde ellerin hala anlara gebe telaşlı ellerin bin pişman ellerin pişmanlıklar […]

Hoş bak zatına Alem de sen Adem de sensin

Hoş bak zatına Alem de sensin Adem de sensin Nefsine olma esir rahman da sensin rahîm de sensin Heva ile ederse hayatı ta’am zelil olacak olanda sensin Uyma sen her boş söze uyma duyma her cahilin sözün duyma Dövene elsiz ol sövene dilsiz ol da gör sabırla ile nasıl pişermiş insan Ey Abdal Yesari yolda […]

Muhammed Mustafa Ali Nuru, Nur-u Vahit Devriye Naziresi

Hu, Allah, Hak, Cenab-ı Hak, Rab hep Hakkın tecellileri ve her şeyde yeniden yeniden tecelli etmesidir.Allah hakkında ne kadar şey biliyoruz genelde bildiğimiz hiç bir şey bilmediğimizdir. İhlas Suresi Allah’ın ne olmadığını anlatır. Ne olduğunu tasavvur etme şansımız yoktur. Şehadet Alemi denilen bu yaşadığımız aleme gelene kadar HU makamı Tahanyünsüzlük yani karanlık ve olacakların manalandığı […]

fantazmagorya­

şehrin akşamından ge­ceye doğru akıyor za­man her şeyden vazgeçmen­in tam saatinde kırık bir pencerenin­ altında dikilip kald­ığında soğuk, hançer gibi ­sokulur geceyle yaşam sana­ toprak kımıldar, dal­ kımıldar, damar kımı­ldar bir hayal gibi gözük­ür herşey sana soğuk zannedersin­ İçi titresin dersin ­benim gibi oysa vicdanı yoktur ­aşkın sus, diye başlıyor a­rtık adın andın ve hayallerin­ […]

Gülün Duası Neydi?­

Sen gül ki bu vakit ­de Ey gizemli gül­ Büyüsün duasıyla nice annenin Yeryüzünün tüm gülle­ri Hâlâ kesik birçok ağ­acın her yeri Yalnız bıçak izleri ­değil gövdesinde Kavuşamamış binlerce­ sevdalının Yürek burkan izleri­ Kök salan çınar bu y­abanda Uykulu bacaklarını s­almışsa Toprağa­ Hâlâ don topraktaki ­kökleri Hiç bir şeyi sezemez­ şu an Sende ki feryadı­ […]

kırlangıçlarda üşür

I biten türkü gibi/ uzaklaştı bırakıp / yosunlu kapıları geride kırlangıçlar uçar çıplak dallar üzerinden yaşamak/bunca güzelse hürriyet aşkına savaşılır sevgili inanca taptaze yaşama kaldığın/ yerden başlanır II köşe başını tutan/ leylak kokusu bırakmıyor yakamı eski ellerim nerede/ kim bilir sevgiliye çiçek deren bir damla sıcaklık dişli ankara rüzgarlarından kalan avuçlarımda koruduğum/ bugüne kadar geceye […]

gün görmüş serçe

öyle garip bir makine ki bu yaşam denen büyük saat yitirmiş mihrabını zamanın mabedinde bir ülke yanlış secdelerde eğil eğil bunalıyor dillerinde eski bildik rüzgârla salyangoz gibi kireç boyalı evlerinin kabuğuna çekilip düşleyen direnen konuşan yanlarını budayıp bir kent karşıladı beni kuşkunun kuyularında evlerine çekilmiş yenildikçe durmadan bir şeyler satın alıyor yıpranan yerlerini yeniliyor kadınlar […]