Şiir

Kumru – Mehmet Özgür Ersan

Seni düşünüyorum Kahverengi tomurcuklar içinde Düşlerim gürültüyle senin adını çağırıyor Uyku bir kumrudur şimdi Senin olmadığın saatler de Kırağının genişleyen zerreleriyle Dağılıp ufalandığında Yapraklar terk eder bizi Sonbahar donmuş bir goncayı Bir bir büzülüp düşer taç yaprakları Kıskanır çalılıktaki dayanıklı goncayı Yalnız ölen biri var oysa Kendi zamanında kendi huzurunun içinde Kediyi dışarı saldım Keskin […]

fetih – Mehmet Özgür Ersan

******İnnâ fetahnâ leke fethan mubînâ(n)***** geceye soluksuz gireceğiz bin hazan geçti hayyam gönlümden dilerseniz gelin güvercinler pervazlara vurur kanatlarını uzunca bir kahkaha çıkar burdan size dilerseniz gülün gece bedenim kanatlanır sessizce uzun geçsin ister gönlüm şarap içip sabaha kadar uzun uzun anlatmak geçmişten gelecekten ayrılığı ve korkuyu üreten inanca isyan eder yüceliğe soyunmadan gökten oluşan […]

İ s t i y o r u m.. – Mehmet Özgür Ersan

Öyle zamansız Plansız Esti yine … Bu sağanakta Yağmur altında Moda’dan denize bakmak Bir kaya bulup üstüne oturmak İnce Memed türküsü dinlemek Grup Yorumdan Dem sürmek yaraya Bir derin nefes çekmek tütünden Kaygusuzca Bunca kötü insanın nefesini Arkamızda bırakıp Denize bakmak Sırılsıklam olup Arınmak tüm kötü enerjilerdenİ s t i y o r u m.. […]

Yara -Mehmet Özgür Ersan

sonra her şey karanlık oldu ağladım çocuk oldum kanadı göz yaşlarım kaç şiir kaç roman kaç öykü geçti… bilemedim her şey bi tuhaf oldu deprem gibi çöküntüler kaldıkaç kitap bastım yarama kaç sinema kaç dinleti müzikte yaramadı yarama Mehmet Özgür Ersan

Cüret Et !

Silinmiş yüzleri zulmün altında inler Ülkemin güzel yüzlü güzel insanları Sarmış tüm ufku zalimin sözleri Tozlu kasvetli bir tarih sayfasından geçiyoruz Zaman incelmiş karanlık örtüsünü örtmüş yüzüne Koca bin yıldır hür yaşamış bir halkın evlatlarına Reva görülmüş çamurlar için de diz çökmek Vatan köhne bir han değil güneşli bir bahçe Hıyanet etme ey parya halkına […]

Parya

Yalnız bir ümittir seni ayakta tutan İhbarlar peşi peşine sokak sokak En yakın dostun satar seni utanmadan Fıtratında eşref-i mahlukat olan insanın Mahluk olmakta var Eşref olmakta Avutulan düşler emzirdim sol yanımda Öksüz yetim garib gurabba adına Bunca iğrenç bunca habis bir ur nasıl anlatılır Yalnız ağlama ey parya binlerce kardeşin varken Balyoz gibi yumruğunu […]

ebem kuşağı

ah yorgun insan çok yorgun mutlu bir türkü yapma derdi toprak tohuma küsmüş oysa neylesin gökyüzünde yağmur yağmur tutmaz olmuş toprak bu dünyada hiçbir yağmur tutmaz ikimizde ağır ağır ıslanmaktayız yağmur yumuşatır belki yüreğini kaskatı olmuş yüreğini bu insanın durmadan çiseleyen sakin yağmur damlalar ritmik bir senfoni sanki içimiz titretiyor huzurlu bir melodiyle tatsız tuzsuz […]

Gelse

Yağmurdandı Belki aynalardan Sessizliktendi belki Zamanın ve mekânın Duruşu bakışı etkileyen Yanındandı belki Bir yokluk Kimsesizlik Kimsenin kimsesi Olamama Çöktü şimdi bu saatlerde Görmeyeli çok oldu İnsanın hançersiz elini O yar vardı Benim gibi adressiz O yar benim gibi kimsesiz Şimdi çırıl çıplak hissediyorum Kendimi Dostlar yok artık Ölümüne bir davaya inanan insanlar Vefasız hissiz […]

Ahd-ı Vefa

Yabanıl bir iklime doğduk Bozkırdı sevdamız Tek bir ağacın bile kıymetinin olduğu Çok olmadı hiçbir zaman Aşımız ekmeğimiz üst başımız Tadını asla unutmadığımız Bir yaşamdı bizimki Ondan kıymet veriyoruz her birşeye Atamıyor çıkaramıyoruz hayatımızdan Şimdi öyle mi At herşeyi Dostluğu aşkı hayatında ne varsa Kırıksa tamir ederdik Sökükse dikerdik Yırtıksa yamardık Utanmazdık Temiz olsun yeterdi […]

Deymez bize kem ile kibirin taşı

Mürşid-i Kamile varmadan el almadan dede olunmaz Manada yeşil eli görüp yüzün sürmeden dede olunmaz Her yıl Hünkar’ın huzuruna varmadan dede olunmaz Talip yudum deyip kendi yunup pak olmadan dede olunmaz Her adem yol girdim demesin kin ile kibiri yendim demesin Bir gerçekten el almayınca ikrar verip dara durmayınca Eline beline diline sahip olmayınca Eşine […]