Şiir

Kurtuluş

tanrının sureti olsanda zor anlar yaşayacaksın ey insanoğlu duvar örüldü sana demirden perslere gereken kudret verildi zülkarneyn’e doğu’nun batı’nın anahtarı tanrı neyi yüceltir biliriz erittik demirden duvarı açıldı kapı sessiz gecede sevgili burada hür yaşama hasreti doğaya derin bakış inanırsan insanoğlu insan emeğiyle iveşir tanrıyla /yanılmasın insan bu yalancı sözlere bunlar tanrı kelamı değil tanrı […]

Erguvanlı hare

Her bahar namlusuna Kiraz çekirdekleri sürülmüş Aklını oynatan Zurnasını kaybetmiş bir Abdalan’ım Salacak’ta yosunların üzerine Denizin sokak çocukları konar Bahar çarpmış Yeşil yosun kokuyor Sarı saçların Deli ediyor maviyi Dalların uçlarında tomurcuklar Düşmüş sanki erguvanların içine Çobansız kalmış tekneleri güdüyor ay Şakaklarımda ötmeye başlıyor Nabzımın kızıl serçesi Yaprakları akan bir ırmağa dönmüş yatağımız Boğazda erguvan […]

Rüyasını dokuyordu /Sarıyer’de bu sabah balıkçılar

Bıçakla oyulmuş çıkarılmış Avuçlarının içinde Kendi gerçeğimi görüyordum İçerken ellerim titriyor ağlıyordum Aklına bir martının gözleri takılmıştı Çok şükür hıçkırmasını biliyordum Bölük pörçük akşam oluyordu Gözüme kargalar konuyordu Sırılsıklam utanacaktım Yoksa yüzümüz olmazdı geceye Şiir deniz gibi kımıldıyordu Kımıldandıkça içim kanıyordu Rüyasını dokuyordu he sabah Sarıyer’de balıkçılar Sarhoştum kirpiklerim yanıyordu Utanmasam beni terk etmişsin Hırsımdan […]

Temmuz’un on/beş’inde bir haziran selamı

1 Burada yalnız ayda bir görüyoruz güneşi Gözlerimizi ovuşturuyoruz Değişen birşey olsun diye Ama değişen birşey olmuyor O yine vaktinde geliyor Oysa aydınlatılacak ne çok şey var 2 Yürürken sokaklarda koca yığınlarla karşılaşıyorum Çok değil bir iki yıl önce sokaklarda idim Direnmek boş diyenlere Gülümseyerek ‘Canını acıtacağını bile bilsen ilerleyebilmelisin’ demiştim Şimdi o gün evlerinde […]

durgun deniz -Mehmet Özgür Ersan

bir güzel orda­ bir gül yüzlü hep orada­ değiniyor ruhuma­ o kadar yakın ki bazen­ bazen o kadar uzak­ bir gül yüzlü­ erguvanların yapraklarında­ gezinen karıncalar­ yusufçuklar­ demire tutunmuş sakız sardunyalar­ yitirdiklerimiz yavaştan yağan yağmur­ yaslanılan yaslı yürekler­ yavaşlayan yoğun yeis­ benim umutsuz yolum­ bittiği yerde başlar­ korumaya çalış onları­ şairleri, delileri bir de meczupları­ […]

Martı – Mehmet Özgür Ersan

Hep taşar mı yaşadıklarım Aşamadıklarım Suskun sularda Kafamın karanlıklarında Yorgun düşmüş dallarım Zamanın geçmediği yerler var hala Hiç yitirmediğim Sonsuzlaşmasını istediğim anlarımda var elbet Yok artık kalabileceğim sessizlik Kuruyan çiçeklerde eziklik Bulup bulabileceğim sessizlik Yitik zamanlarda yankılar içinde geçmişte kalmış O yalnız çamın çevresini kuşatmış Ne ateşböcekleri Ne kelebeklere dolanmış Neşe dolu şarkılarını dinlediğimiz Ağustos […]

Ispinoz

Ölmek Susuz tarla kuşları gibi Ilgında Konduğu ilk dalda Denizleri aşan kırlangıçlar Artık uçmayı özlemediğinden Yaşamamak Kör bir ispinoz gibi Acılar içinde O geldi denize karşı durduk el ele Yosun kokularına karışan Deniz tuzu kokan saçlarıyla Mehmet Özgür Ersan

Menekşe

Az önce bahardan Nerdeyse kış biterken Kimsenin dolaşmadığı sokaklarda El ele yürüdük O gece de Belli belirsiz titredi elleri Bir damla gözyaşı birikti Menekşe gözlerinde Sonsuz sessizliği dinledik Cihangirde boğaza karşı İncecik bir kızdı Gözlerinde derinleşti yaralarımız Öylece kaldık Sürüklenircesine Mehmet Özgür Ersan

Yusufçuk

Burada bu dağ tapınağının Saçaklı avlularında Esiyor ceylan sesleri Sıcaktan yanıyor Dağlar bile Aniden yağmur boşanıyor Binmişim çırılçıplak Çıplak atımın üstüne Gözlerinde Uzak dağlar yansıyor Yusufçuk böceğinin Mehmet Özgür Ersan

Kır Çiçeği

Ah bu yaz günleri Adsız önemsiz dağları Bürünmüşken sabah sisine Nasılsa deliyor yüreği Orda menekşeler, kır çiçekleri arasında O geldi o Eteğini binlerce çiçekle savurarak Mehmet Özgür Ersan