Deneme

kimin için sanat

Sanat üzerine genel tartışma konusu, tarihin her döneminde aynıdır. Yani ‘Kimin için sanat’ ya da ‘sanat sanat için mi ?’ Sanat toplum için midir? Bu eski tartışmanın tek başına düşündüğümüzde birçok eksikleri vardır. Farz edelim ünlü bir ‘üstat’ çıkıp yüksek perdeden çevresine buyruklar vererek: Sanat, sanat içindir! diye bağırıp çağırsın ve sanatın tek amacı vardır […]

Mekan ve İktidar

Yaşamın geri kalan bölümünde yeni yerlerde yaşamak isteği sardı beni. Kaçmak bu keşmekeşten. Vazgeç başladığım her şeyden kaçmak. Yakmak herşeyi. En zor dilleri öğreneceğim bir yere. Uzun uzun denize bakacağım bir yere. İnsanları arkamda bırakıp yalnız kalacağım bir yere. Açıklanmış tüm sözcüklerden korumak. Tüm kitapları arkamda bırakıp. Susmak, susmak sadece soluk almak. Yerleşmiş tüm kalıplardan […]

Doğuda ve Batıda Feodal Yapı

Doğu ve Batı’da feodal yapı çok farklıdır. Doğuda özel mülkiyetin bulunmadığı toprağın Beytül Mal denilen Allah adına tüm halkın olduğu bir sistem geçerli iken batıda ise özel mülkiyet hakimdi. Konuyu derinleştirirsek. Türkler daha öncede Anadolu’ya göçler yaşamış ancak asıl yerleşme ikinci göçte yaşanmıştır. Anadolu’ya ikinci büyük göç öncesi Anadolu’yu güvenli şekilde Türklere açan Horasan Erenlerimiz […]

Aşk ve Aşık

Hareretli sorunların yavan cevapları vardır. Düşünürler felsefeyle bir aşığın uğraştığı gibi uğraşır. Filozof ve aşık aynı şeyi yapar. Plutarkhos dediği gibi’Henüz hiçbir erkek, sevdiği kadınla ilişkisinde, dışarı çıkıp biröküz kurban edecek kadar mutlu olmamıştır. Tıpkı kimsenin kraliyet etiyle ya da pastasıyla doyup hemen oracıkta ölmek için dua etmediği gibi.’ Platon, sentezi başka bir yolla keşfeder. […]

Güzel insanı yaratacak tarihi bilinç

İnsanın insanlaşma kavgası doğayı ehlileştirme çabasıyla başat gitmiştir. Doğayı ehlileştirirken kendisini de ehlileştirmiştir. Bilgi birikimini kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Her kuşak bir önceki kuşağın bilgisini katlamıştır.Bilginin gerçek anlamda sıçrayıp bilince dönmesi süreci aydınlanmayla olmuştur. Yani insanın kendinde bilince ulaşması burjuvazinin tarih sahnesine çıkmasıyla ortaya çıkmıştır.Elbette burjuvazi sırtında geçmiş toplumların tarihcil devriminin yükleriyle bu bilince ulaşmıştır. Sonunda […]

Mutluluk

Mutluluğun tarihi acıklı bir destandır. Optimistler; hazzı mutlulukla eş tutarlar. Hedonistler çoğaltmaya çalışırlar. Kyreneli Aristippos, haz arayışını hayatının amacı haline getirir. Kontrolsüz hedonizm insanı yalnızca tutkunun kölesi yapar. Onları sadece Sokrates eleştirdi. Sebebine gelince bu şekilde bir köleliğin insanı mutlu etmeyeceğini biliyordu. Aristippos’un cevabı ise basit ve radikaldi. O, hazzın keyfine tutkularının bile ötesinde varmayı […]

Romantik Devini ve J.J.Rousseau -II-

Eserleri ve Eserlerindeki Kavramlar Tanrıbilimsel Bölüm Platon’dan beri filozoflar eğer Tanrı’ya inanmışsa, kendi inancını destekleyecek ve zekaya hitap eden kanıtlar bulmayı önermişlerdir. Kanıtlar zaten kandırıcı gözükmeye bilir. Filozof, kanıtının mantıksal açıdan geçerli olduğuna kesinlikle inanmıştır. Böylesi, ona göre yeterli felsefesel kapasiteye sahip, önyargısı olmayan herhangi bir kişide Tanrı’nın kesinlikle var olduğu yolunda bir inanca yol […]

Manifaktür Üretimden Kapitalist Üretime : İşçi Sınıfı

Her insan belli bir toplumsal ortamın ürünüdür. Yeni bir şey yaratan her deha bunu kendinden önce tamamlanan bir temel üzerinde gerçekleştirirler. Bir dehayı tespit etmek için o toplumda daha önce elde edilmiş başarıları, toplumun entelektüel gelişme derecesini, bu dehanın içinde doğduğu, psikolojik ve maddi gerçekliğin yarattığı toplum kalıplarını bilmek gerekir. Marx-Engels’i anlamak için ilkin onun […]

William Blake’in (İngiliz Gravürcü, Ressam, Felsefeci ve Şair ) Ütopik Toplumcu Düşünceleri

Anadolu’da Ütopik Sosyalizmin (toplumculuğun) kökenlerini araştırmaya ilk Hallacı Mansur’la başlamıştık. Bu süreç bizi Şeyh Bedrettin, Kathar Şövalyeleri, William Blake ve Halil Cibran’a kadar götürmüştü. Kathar Şövalyelerinin yani Bogomillerin yayılma bölgeleri olarak İngiltere’nin içinde olduğu Avrupa’nın birçok bölgesini saymıştık. İngiliz gravürcü William Blake, Hallaç’tan etkilenmiş kendisinden sonra gelen Halil Cibran’ı etkilemişti. Yaptıkları resimler, gravürlerin benzerliği felsefeleri […]

İlk Türk Otomobili: DEVRİM

47 yıl önce, yıllardır dışa bağımlı bir ekonomik sürecin içinden geçmemizi isteyenlere, “Biz yapamayız, biz edemeyiz, bizden adam olmaz” deyip duranların suratlarında bir tokat gibi patlayan Devrim’ in ilk kıvılcımının çaktığını unutmamalıyız. TCDD mühendisleri, dört buçuk ay içinde yerli bir otomobil üretmek üzere harekete geçtiler ve ürettiler. Bugün Toyota ayarında bir yerli otomobilimiz olabilecekken içinden […]