Deneme

kimin için sanat

Sanat üzerine genel tartışma konusu, tarihin her döneminde aynıdır. Yani ‘Kimin için sanat’ ya da ‘sanat sanat için mi ?’ Sanat toplum için midir? Bu eski tartışmanın tek başına düşündüğümüzde birçok eksikleri vardır. Farz edelim ünlü bir ‘üstat’ çıkıp yüksek perdeden çevresine buyruklar vererek: Sanat, sanat içindir! diye bağırıp çağırsın ve sanatın tek amacı vardır […]

Doğuda ve Batıda Feodal Yapı

Doğu ve Batı’da feodal yapı çok farklıdır. Doğuda özel mülkiyetin bulunmadığı toprağın Beytül Mal denilen Allah adına tüm halkın olduğu bir sistem geçerli iken batıda ise özel mülkiyet hakimdi. Konuyu derinleştirirsek. Türkler daha öncede Anadolu’ya göçler yaşamış ancak asıl yerleşme ikinci göçte yaşanmıştır. Anadolu’ya ikinci büyük göç öncesi Anadolu’yu güvenli şekilde Türklere açan Horasan Erenlerimiz […]

Güzel insanı yaratacak tarihi bilinç

İnsanın insanlaşma kavgası doğayı ehlileştirme çabasıyla başat gitmiştir. Doğayı ehlileştirirken kendisini de ehlileştirmiştir. Bilgi birikimini kuşaktan kuşağa aktarmıştır. Her kuşak bir önceki kuşağın bilgisini katlamıştır.Bilginin gerçek anlamda sıçrayıp bilince dönmesi süreci aydınlanmayla olmuştur. Yani insanın kendinde bilince ulaşması burjuvazinin tarih sahnesine çıkmasıyla ortaya çıkmıştır.Elbette burjuvazi sırtında geçmiş toplumların tarihcil devriminin yükleriyle bu bilince ulaşmıştır. Sonunda […]

Manifaktür Üretimden Kapitalist Üretime : İşçi Sınıfı

Her insan belli bir toplumsal ortamın ürünüdür. Yeni bir şey yaratan her deha bunu kendinden önce tamamlanan bir temel üzerinde gerçekleştirirler. Bir dehayı tespit etmek için o toplumda daha önce elde edilmiş başarıları, toplumun entelektüel gelişme derecesini, bu dehanın içinde doğduğu, psikolojik ve maddi gerçekliğin yarattığı toplum kalıplarını bilmek gerekir. Marx-Engels’i anlamak için ilkin onun […]

İlk Türk Otomobili: DEVRİM

47 yıl önce, yıllardır dışa bağımlı bir ekonomik sürecin içinden geçmemizi isteyenlere, “Biz yapamayız, biz edemeyiz, bizden adam olmaz” deyip duranların suratlarında bir tokat gibi patlayan Devrim’ in ilk kıvılcımının çaktığını unutmamalıyız. TCDD mühendisleri, dört buçuk ay içinde yerli bir otomobil üretmek üzere harekete geçtiler ve ürettiler. Bugün Toyota ayarında bir yerli otomobilimiz olabilecekken içinden […]

Leonardo Da Vinci’deki Diyalektik Öz

Leonardo 15 Nisan 1542’de Vinci kasabasında bir noter olan Ser Piero ile Caterina’nın oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluğu hakkında çok az bilgiye sahibiz. 1467 ya da 1469 yılında Floransa’da bulundu. 1472 yılının kayıtlarında Floransalı Ressamlar Birliğinde adı geçmektedir. Burada yaptığı resim çalışmalarının yanı sıra bugün Uffizi Galerisi’nde bulunan Meryem’e Müjde, Müneccim Kralların Tapınması ve Aziz […]

Mağaradakiler: Cemil Meriç

İnsan bir mağarada gibidir. Elleri kolları zincirlenmiştir. Gördüğü bütün şeyler, mağarada Karagöz ve Hacivat gibi gölge oyunudur. Bu insanların zincirlerini kırsan, onları gün yüzüne çıkarsan, gerçek görüntüler göstersen de o insanlar gerçeği alıştıkları siluetler olarak görürler ve bu yeni görüntülerin asıl gerçek olmadığını savunur ve sana düşman olurlar. Eflatun (Aristo) İskenderiye Kütüphanesi’nde uzun yıllar çalışıp […]

Emile Zola’nın ölümü de kuşkulu

Ünlü yazar Emile Zola Paris’te Brüksel sokağındaki odasında 29 Eylül 1902 sabahı gazdan zehirlenerek ölür. Yapılan soruşturma bastan savmadır. Olay, talihsiz bir kaza olarak kayıtlara geçer. Zola’nın ölümünden 20 yıl sonra bir sobacı Pierre Hacquin arkadaşına ilginç bir ayrıntı aktarır. İddiaya göre sobacı, 25 Eylül 1902’de Zola’nın oturduğu binaya komsu binada çalışma yaparken, Zola’nın oturdugu […]

Küçük Tanrılar ya da müstağnileşmek

Insan o kadar çok şey yaşar ki ne kendini, ne de başkalarını tanır. Kendi kendinin onların olduğunu ancak böyle anlar. Onları kendi çağırmıştır. Onları kendi almıştır hayatına. Onları kendi abartmıştır bunca. Aynasıdır. Düşlerinin, düşüncelerinin bunca tanrı sanan kendini insan. Kendi aczinin. Gelirler girerler hayatına sonra darmadağın eder giderler. Insan kendi müsade etmiştir bunca hoyratlığa. Küçüktürler. Dardırlar. […]

Kültür

Kültür kavramı etimolojik olarak Lâtince kökenli Colere kelimesinden gelmektedir.Toprağı sürmek, işlemek anlamı taşıyan bu kök, Cultivate ( ekip-biçme, yetiştirme, geliştirme) ile Agriculture ( tarım) gibi sözcüklerde de görülmektedir. Ayrıca Culture kelimesi en başında beri kendiliğinden değil bir insan iradesi ifade etmektedir. Ural Altay dil ailesinden gelen Türkçe de kültür kelimesinin öz Türkçe karşılığı olarak ‘Ekin’ […]