Aşk

kırgın yalnızlar bahçesinde

uykusu sızar dalgınlığından gül kurusu acı bir barut kokusu genzimde tatyos efendi çalıyor dalları kıran kaysı bahçeleri uzak dağlara çekilmiş umut saklı saklı parlıyor dalgındım oysa o gün/nasıl da sevdim ne iştir son yalnızlığa/ermişken kalbim kalırsa gözlerinin/yaldızı benimle üşür karanlıklar boğucu bir sessizlikle/ateşten goncalar duvarları çatırdatır gördüm sessizce/haydarpaşa’ ya karşı lacivert ıssızlığı yaran gül bir […]

erik ağacı

yel kırık yelken kırık mavi yabanda karartmışlar sabahları geceler batak ben sövmenin ustasıyım bir eskici dükkanı var gözlerimin içinde çökerse bu yıkıntı gelip kimler kaldıracak sözleştiler buluştalar söyleştiler birleştiler ne bitmez tükenmez laf ambarı imiş masal bitmedi gitti aşk değil mi ki oyuncularından birinin özgüvenin sarsıldığı ve yitirdiği korkunç oyun sanırım kimse kendinden nefret eden […]

Erguvanlı hare

Her bahar namlusuna Kiraz çekirdekleri sürülmüş Aklını oynatan Zurnasını kaybetmiş bir Abdalan’ım Salacak’ta yosunların üzerine Denizin sokak çocukları konar Bahar çarpmış Yeşil yosun kokuyor Sarı saçların Deli ediyor maviyi Dalların uçlarında tomurcuklar Düşmüş sanki erguvanların içine Çobansız kalmış tekneleri güdüyor ay Şakaklarımda ötmeye başlıyor Nabzımın kızıl serçesi Yaprakları akan bir ırmağa dönmüş yatağımız Boğazda erguvan […]

Kır Çiçeği

Ah bu yaz günleri Adsız önemsiz dağları Bürünmüşken sabah sisine Nasılsa deliyor yüreği Orda menekşeler, kır çiçekleri arasında O geldi o Eteğini binlerce çiçekle savurarak Mehmet Özgür Ersan

Liman

Şehir terk edilmiş kadınlar mezarlığıydı Ne kadar çok örselenirse o kadar çok seven En çok geceleri kabuk bağlamış yaraları sızlardı Kaşımaktan kanatırlardı durmadan Gecenin karanlığında başka bir kalp ararlardı sığınacak Mehmet Özgür Ersan

İnanmanın Gazeli

İçimdesin Sıkı sıkıya taşıyorum seni Bunun böyle olduğuna inanıyorum Nasıl inanıyorsam buna Öyle inanıyorum dediklerine Okumadan hepsine boğun eğiyorum bana karşı da olsa sözlerin Ne çıkar bundan bilmiyorum Kötüyüm Bilemiyeceğin kadar çok kötü… Onun için de durup dururken Bağırıyorum ya! Meleklerin sesi sandığımız Cehennemde kalmışların türküsü Ateşin yakışının sesi yok yok Buradan götürdüklerinin sesi Biliyorsun […]

Gitmenin Gazeli

Geçen günleri düşürnürsek Bu bir çeşit “bırakılma” Bir terk ediş anı Oysa içim senle dolu Tam da bu sıralarda Sana hiç söylenmemiş Hiç yazılmamış şeyler Söyleyesim var Ya da hiç yazamadıklarımı Yazasım Korkarsın, Kaçabilirsin benden Biliyorum Olmayacak şey değil ha Nicelerinin başına gelmiş Çok görülmüş Bir hadise bu Ayağıma sanki Ağır zincirler bağlanmış Sanki şu […]

Aldanmanın Gazeli

Hiçbir zaman olmayacak diyorsun Biliyorum Öyleyse, yalnız bugünü yaşayalım Gelecekten hiç söz açmayalım Bugün gerçek Elle tutulacak kadar canlı Şimdi yalnız bu dimdik ayakta Tutuyor beni Dünyam bunun üstüne kurulmuş Duygularımız öyle değil elbet Ama gerçeği sarsamazsın Yok edemezsin Gideceksin biliyorum Bunu açıklamaya yeltenince Keskin kırık cam parçaları Oturuyor kalbimin ortasına Kala kalmış görüyorum kendimi […]

Kendine Dönme Vakti

I Vitrinlerin önünde durmaktan eskidiği Fiyatların sormaktan tükendiği Sinemalarında saklanılan Bu şehirde yaşanmaz artık Gazetelerinde yazılmış yazıların utandığı Silahların namlularının akla çevrildiği Bu şehirde … II Şimdi yollara düşme bozkırı geçme çöle ulaşma kendine dönme vakti… Çölde huzur çölde sessizlik çölde sen varsın Çöl yeni başlangıçtır sığınaktır insanlar -dan kaçanlar -a III Sonra usul usul […]

Kış ve Serçe

Su Perisi’ne Her sabah yeniden yeniden Konar bakır yüzlü serçe O çağıldayan nehre Seslenir durur Yürek Su Perisi Su Perisi Diye Şimdi yeller esiyor Serçenin su içtiği yerde Yazılmamış nice anılar Islık çalan rüzgarda Orda oraya savruluyor Serçeler Üşüyor Kış geliyor Sevdamıza Mehmet Özgür Ersan