Aşk

Çıplak Ayakları Üşüdü Ağaçların

Silik görüntüler arasında İç çekişleridir geride kalanlara Gidenlerin havı dökülmüş anıları Hızla kirlenirken dünya Her sevda bir arınış Kirlenmiş renklerden Gride yaşıyor herkes Renkli sanıp hayatlarını Sabırsızca yüreğim telefonda Bir demet nergis /din içimi ısıtan Duvarda sinema afişlerine Karışan hüzün Bütün gece Kapının önünde bekledim Sabırlı ve sessizce Kar yağdı parklara Çıplak ayakları üşüdü ağaçların […]

Dikenli bir iğde ağacı

Ela’ya Saçları besbelli Kirpiklerinden kısa Gözleri en uzak gökyüzü Gönül sürgünü Kirpiklerinden akıyor sesi Yaşamaktan çok ölmeye yakın Yaşantısının zehrini akıtıyor Derin bakışlarından Giysilerin kınından sıyrılmış Yalın bir ağaç soyunur Penceremde alımlı mı alımlı Çınarsa istanbuldadır/mutlaka Neyse ıpıslak/darmadağın Akşamın alacasında En kuytu/ limanında şehrin Dikenli bir iğde ağacı Sırılsıklam/aklıma gelir En yoğun sandığında İlgisiz ve […]

dişil/eril

Uyansam bir güzelin koynunda Bana bahşetse yaşamın sırrını Desem ne kadar güzelsiniz Hemen vurun beni zincire Severek yok olup Gidebilirim sizle Duygularımın derinliğinde Közleşmiş tutkularımla Büyü perdelerinin Şimdiye dek gizlediği Bütün mucizeler Artık bizim olsa Zamanın uğultularına atsak Olayların akışına bıraksak Kendimizi Böyle olunca işte acı ve haz Başarı ve hayal kırıklığı Diledikleri gibi sökün […]

kimi çizik atar /yalnızca

aydınlık dolu yumuşak ezgilerle yankılanmaktadır günün ilk rüzgârları olgunlaşmış üzüm taneleri asma bahçeleri hazza boğulmuş tanrılar baharın ilk çağrışımları parlamakta küllenmiş kömürlerin arasında sönmüş odunlar canlandırmakta son parlak şenliklerin bitiş serenadını ne çatırtılar telaşlı/yumuşak ne de parlak alnına dökülen gür koyu saçlarıyla sere serpe bazalttan inşa edilmiş o kahramanlar renksiz yorgun bir dünyanın tüm gri […]

Çıplak oylum

Dünyamız solgun bir akşam vakti Hava yok / su ise çok uzaklarda Dayanılmaz sonsuzluğa yönelmiş inanç Kaybolmuş tanrıların susuz, kirli, terli yüzü İnsanlık kavmi için zorlu tepeler aştı Değiştirdi doğayı /değişti dönüştü Ne su, ne ekmek vardı/ey çıplak oylum Bir parça buğday için /kül rengi soldu bedenin Değişen gökyüzüne/bahara karşı Issızlığın saf ellerini kuşandığı Oyduğu […]

Hüznü ilk sevdiğim kadınla tanıdım

hüznü ilk sevdiğim kadınla tanıdım hep uzaklardaydı belki de bunca uzaklık yüzünden öylesine tutkundum ona o hiç gelmedi bana gelemezdi de benim ona koşmama da karşı çıktı hep kardeşleri arasında tek olduğunu erkeklerden hep korktuğunu kadınlığına özgü en doğal özlemlerini bastırıp o yaşa kadar saf kalmayı nasıl başardığını çok sonraları anlayabildim ne zaman, nerede, hangi […]

Gitmenin Gazeli

Geçen günleri düşürnürsek Bu bir çeşit “bırakılma” Bir terk ediş anı Oysa içim senle dolu Tam da bu sıralarda Sana hiç söylenmemiş Hiç yazılmamış şeyler Söyleyesim var Ya da hiç yazamadıklarımı Yazasım Korkarsın, Kaçabilirsin benden Biliyorum Olmayacak şey değil ha Nicelerinin başına gelmiş Çok görülmüş Bir hadise bu Ayağıma sanki Ağır zincirler bağlanmış Sanki şu […]

İnanmanın gazeli

Seni içimde Sıkı sıkıya nasıl taşıyorsam Nasıl inanıyorsam Bunun böyle olduğuna, Dediklerine de öyle inanıyorum… Okumadan Boyun eğiyorum hepsine Bana karşıt sözler olsa da Ne çıkar? Kötüyüm Bilmediğin kadar kötü… Onun için bağırıyorum ya! Meleklerin sesi sandığımız, Cehennemin dibindekilerin türküsü Ateşin yakışının sesi Burdan götürdü herkes ateşini Tek dal odun yok orada Bunu biliyorum Gözlerim […]

kağıt parçaları – Mehmet Özgür Ersan

el altındaydılar gene de kesilmiş kupürlergazete parçaları  onları sık sık elden geçirip yeniden okuyor olmalıydı adam. hiç karşılıksız sunulmuş o yaman sevgi yaşatıyordu onu bu kitap kasetler dergiler gazete kupürlerindeki bir başka dünyadan besleniyordu besbelli. sevilmeye değerdi Iyi insanı yansıtıyordu gölgesini aynalara sonra bilmem ne kararsızlıklara solduruyordu ne bulunmaz bir sevgili olduğunu düşüne dursun hayatına girenler […]

İle

                                                            S’ye‘Sevdiğin zaman Tanrı yüreğimiz de değilBiz Tanrı’nın yüreğindeyiz’* Şimdi kan ağlamak isteyerek ve sevinçle Şafak vakti kanatlanmış bir yürekle uyanmak ve mihnet duymak Aşkla dolu […]