Aşk

Talan Rengi

Yıkık harebe kadar yıkık Bin yıllık acıya çoğalan kalbim Kavruk otlar gibi tutuşan Biraz ölmeden yaşayan Kim var ki aramızda Kaç kere Vardiya sonrası Yorgun işçilere Birde aç kuşlara üzülüp Tarçın kokulu gözyaşlarına Bulandım Kaç kez Başım buğulu camlarda Anılarda Kitap ortasında Kurutulmuş papatyalar da Mahur yorgun bestelerde kaldı Tadarak barutun tadını Çocuklarımız büyüdüler Ölümün […]

Ölüme Dudak Büküş

Bileklerimde Ölüme dudak büküşünü gördüm Asi kanımın Meydan okumanın bayrağını Sesimin öfkesinde Hayatla ölümün yakınlığını Kafamın kırığında Çırpınmayı unutmuş bir serçedir Yüreğim göğüs kafesimde İçimdeki hınç Beyin damarlarımda küflendi At sırtında doğmuş Atalarım kadar sabırlıyım Amasya yamaçlarında Çarmıha gerilmeden Babai kadınları Menteş kana bulanmadan Etime saplanan aslan tırnağı Kabuk bağlamadan Gözlerime bir karanlık puhu oturmadan […]

Bütün Nar İçi Dudaklar Öpülecek

Büyüsüne kapılıp güneşin büyüyen ağaçlar Bilemediler fırtınanın boranın acımasızlığını Kök saldılar yaşama farkında olmadan Nice boran atlattılar bağlandıkları topraktan aldıkları özsuyla Önce sevda dediler İşte bu rüzgar getirecek Ömrümüze baharı Sert dalları silkeyen hiddetiyle Bütün nar içi dudaklar öpülecek Sevdanın yollarında geçerken Sevgiyi bulana dek Yıllar öncesini bilirim o küçük cılız ağaçlar Bütün haşmetiyle duruyor […]

Yalaz Çalmış Aşklar

Lale renginde öfkesi Kaburgama çarpan sabırsızlık Güneş vuran arkların uğultusunda Bir yağmuru dinlercesine Ruhum şarap renginde Derken gün kokulu yüreğimde Çoktan bir kadın ölüyor İçerek konuştular gizli gizli Tutunacak dal arayıp Bütün ölüler unutulur Bir dilenci mi bir derviş mi? Kapındaki aşık Eskil kayalarda tırnak izleri Şiirlerle süslenmiş gelinin yüzü Üfürsün yüklerimi rüzgâr Serin kükürt […]

Aşk Kırar Bütün Kilitleri Sanırdık

Memleketim bin göz bin kulak bin dudak İçinde sevdayı harmanlamakta Bizse bir göçebeyiz yerleşik düşlere düşman Dün gazete de okudum Yine bağlamışlar bir kızı Güzel günler uğruna elektriğe Kulağımda mülkiyetin kırbaç sesleri Ah gençlik yıllarım ne çabuk geçip gittiniz Baharı şaşırmış filizlerdik Erkenci umutlarda boğulan Hep çatılardan düşen Yeni doğan tüysüz kuşlardık Ve aşk kırar […]

Uyuştu İçinde Yabancı Bir Gül Ağacı

Kardeşlerim! Kader, aşkla ölümü Aynı anda yarattı Aşk ki Büyük hüzün Kederin içinde teselli Belki de dünyadaki en acıklı şey Sevidir Düşün çocuğu Düş kırıklığının babası Yinede ölüme karşı tek çare Ölümün ikiz kardeşi Cimrilik değil mi bekaret Ellerimle soydum seni. İlkyaz yaprağı gibi dişi Orman soluklu, diri… Denize bakıyorduk oysa Kayık limanına Dalgalar ve […]

Bir Siyah Ağlıyor

Su Perisi’ne Yağan simsiyah bir yağmurda Bütün güzelliklerini serdi gece çırılçıplak Siyah gözlerime gece siyah örtüsünü serdi Sayısız siyah telli saçlarını siyah bir tarakla Tarayan bir kadın gibi Şimdi sürüldüğüm bütün cennetlerde Siyah saçlarını tarayan bir siyah ağlıyor, Yağan yağmur gözyaşlarıma ayak uydurup Hüzünlü bir şarkıyı söylüyor. Mehmet Özgür Ersan

Serçeler Vurulur

Yıpranmış ve yorgun Çırpınıp duran iki su kuşu Hayatın kapısını çalıyor Hayatsa acımasızca Üstlerine geliyor Ateşler içinde aşkları Eski fotoğraflara hapsedilip Öfkeyle talan ediliyor Yakılıyor tüm anılar O eski kazaklar bile Epridikçe epriyor gönül atlasları Görsel törenler Şaşalı yalanlar Uyduruluyor Hangi doğru Hangi yalan adına Serçeler vuruluyor Merhem tutmaz Şimdi yaraları Bunca emek Bunca çile […]

Kış ve Serçe

Su Perisi’ne Her sabah yeniden yeniden Konar bakır yüzlü serçe O çağıldayan nehre Seslenir durur Yürek Su Perisi Su Perisi Diye Şimdi yeller esiyor Serçenin su içtiği yerde Yazılmamış nice anılar Islık çalan rüzgarda Orda oraya savruluyor Serçeler Üşüyor Kış geliyor Sevdamıza Mehmet Özgür Ersan

Aşkın Mor Çığlıkları

Hazindir Ve sararan yapraklar gibidir Karşılıksız aşklar Savrulan bir aşkın Mor çığlıklarıyla Yakar âşıklar Ağrıyan yanlarını Bırakıp küllerini Meşe kozalaklarına Yağmurlarda dinlendirir Ve derler ki Aşk dindi Yağmur dindi Her şey dindi Acıysa dinmemiş hâlâ Mehmet Özgür Ersan