Aşk

tuzdan sarhoş balıklar- mehmet özgür ersan

adanın dar sokaklarından aşağıya doğru selamlayacağımönüme ilk çıkan yabancıyı yüreğimde çakı bulmuş bir çocuğun sevinciyle başını okşayacağım gördüğüm ilk çocuğun masmavi yağıyorken gök havada asılı okyanus gibi yeşil çayırların arasında tuzdan sarhoş balıkların kokusunu duyacağım mor çizgili akıcı ipek gibi bir denize kıyısında bir yabancı gibi karaya kıstırılmış martılar çığlık çığlığa bağırken ve kızıl bir günah […]

yangın saçlı kız – Mehmet Özgür Ersan

sevgidendi bedeni öpülmekten  güzelleşen ve acıdan yıkılmayan sevdiğinin adını gizlerdi avuç içindeki sızılı boşluklarda buğulu sözcüklerle fısıldar kırılan çocukluk şarkılarına inat ellerinde açan nergislerin ömrü kadardı hayat bilir ağlardı apansız çıktı karşıma ne kadarda sessizdi birlikte kanatıp kanatıp sardığımız sesimizi kendimizi kasımpatılarla onarırdı ipekti yaralarımızın kabuğu kim dokunsa kanardı yalnız o yangın saçlı kız kelt prenseslerine benzeyen […]

kağıt parçaları – Mehmet Özgür Ersan

el altındaydılar gene de kesilmiş kupürlergazete parçaları  onları sık sık elden geçirip yeniden okuyor olmalıydı adam. hiç karşılıksız sunulmuş o yaman sevgi yaşatıyordu onu bu kitap kasetler dergiler gazete kupürlerindeki bir başka dünyadan besleniyordu besbelli. sevilmeye değerdi Iyi insanı yansıtıyordu gölgesini aynalara sonra bilmem ne kararsızlıklara solduruyordu ne bulunmaz bir sevgili olduğunu düşüne dursun hayatına girenler […]

İle

                                                            S’ye‘Sevdiğin zaman Tanrı yüreğimiz de değilBiz Tanrı’nın yüreğindeyiz’* Şimdi kan ağlamak isteyerek ve sevinçle Şafak vakti kanatlanmış bir yürekle uyanmak ve mihnet duymak Aşkla dolu […]