Yalaz Çalmış Aşklar

Lale renginde öfkesi
Kaburgama çarpan sabırsızlık
Güneş vuran arkların uğultusunda
Bir yağmuru dinlercesine
Ruhum şarap renginde
Derken gün kokulu yüreğimde
Çoktan bir kadın ölüyor

İçerek konuştular gizli gizli
Tutunacak dal arayıp
Bütün ölüler unutulur
Bir dilenci mi bir derviş mi?
Kapındaki aşık

Eskil kayalarda tırnak izleri
Şiirlerle süslenmiş gelinin yüzü
Üfürsün yüklerimi rüzgâr
Serin kükürt renkli sabahlara
Kaktüsler bana ağıt söyler
Uluyan köpeklerin arasında
Kum saati sürgünler
Göğsünün tacından yükselir
Ebemkuşağı saçların
Tenle karışık ter kokusu

Gözlerinin ipeği
Dudağının rengi
Serçelere inat dağınık bedenin
Saçılmış yoncalarla köpüklere bulanmış

Fırtınaya karşı bir yaban keçisi
Uzanmış ormanın en üst dağlarına
Fosforlu sesi kabarık ve ıssız
Ay biçiminde ölüm
Yalnızlıktır tek yasası ölümün

Denizden cesedi çıkmış serçenin
Niçin üstünü örtmemişler, üşümüş
Meltem ve cigara, denizin dalgası
Gördün mü ölümün gözündeki rengi
Yalaz çalmış arklardan arta kalan

26.10.2009

Mehmet Özgür Ersan

Yalaz: alev / yanma ile ortaya çıkan, kızgın ve ışıklı gaz kütlesi. Çalmak: Vurmak., çarpmak, atmak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir