Yaşamın İnce Tozu Tutku Beni Affetse

Tutkuyla sarmalı bütün dünyayı sesim
Çileden kanlı paçavraya dönmüş yüreğim
İsyan etse de

Pencerelerin içine kadar sinmiş korku
Kişner dışarıda cama vuran rüzgar
Yelelerini çarparak

Gelmeyecek biliyorum beklediğim
Yorgunum geçmişin yüküyle
İnleyen ve kıvranan sinir yumağıyım

Akıllı uslu mini minnacık bir kızdı
Yüzünde solmuş bir çiçek gölgesiyle
Ruhunda aslan fısıltısı bir gurur

Kaburgalarım çöktü ah üzüntüden
Kömür kesildi öpücükleri
Dudağımın çatlağında

Yüceltse içimdeki ozanın sesi
Bilisiz bir şarkıyı umutla seslendirerek
Çiy düşmüş çiçekler şenlense

Çırpınıp döğünüp dururken
Başımdan aşağı dökülen iki damla kan
Yaşamın ince tozu tutku beni affetse

Sevecenliği ateşe verdim
Kendimi çarmıha gerdim
Golgota tepesinde

Akan her bir damlada
Ruhumu çiğnedim ayaklarının altında

Sırılsıklam kirpiklerin hatırına
Bastıracak gebertecek bir yer bulsam
Öfkemi kuyuların dibinde

O gece balyozla beynimi ezecek
Sığınacak bir yer bulsam
Karanlık sokakta kaybolmasam.

Su Perisi ! Su Perisi ! Su Perisi !
Al beni içeriye
Bu öfkeden küçülmüş ozanı

08 / 02 /2006 Mehmet Özgür Ersan

14th November 2013, Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir