Bu Sağanaktan Boşalan

Yolculuklar tüner
Her yalnızlıktan sonra
Günler mora boyanır
Ve tekrar ineriz dönmekte olana

Ne demeli şimdi
Hangi gerçeğe tutunmalı
Hangi yalan kutsar bu doğruyu

Tanıdık yüzler kaçış olur bazen
İçinde derin yaralar vardır
Oysa büyük yolculuklar

Zaman neyi değiştirmez ki
Geceyi, günü yarayı sözü
Bugün gördüm
Çocuk yüzün bile büyümüş
Bu sebeptendir ki
Geceleri kuşanmak gerek
Zırh diye

Kanına girer
İnce parmaklı bir ahudur gece
Dingin bir lacivertte boyanır
Uzun ve sessiz
Cesur olmaktır
Mutlu olmak
Gerçeğe değil
Etini yakan yalanda olsa
Sarılmaktır

Silinmiş büyük yolculuk düşleri
Camların buğusunda
Yüreğim cam arkalarında çocuktur

içindeki yok olma tutkusuyla
lacivert bir geceydi
şiirime imge diye
Bu sağanaktan boşalan

Yürüdüğüm yollar eskimişti,
Garip olduk yinede
Her lacivert geceden sonra
Farkında değildik ama ölmemiş
İçimizdeki bakır yüzlü serçenin düşü

Nede göğün buyurduğu emir
Değil mi ki zaten günün
En karanlık anı
Güneşin çıkacağı vakit diye
Ondandır karanlıklara
Karşı yürür iyiyi
Güzeli arar dururuz

Mehmet Özgür Ersan
14th November 2013

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir