zambak

derken akşam olmuştu 
uzaklarda ay ışığının kollarında
seni bulmuştum
ne güzel olmuştu
ah
yaraladı beni
su ve rüzgar
zambaklara yosunlara
damıttılar aşk şarkımızı
tuz ve çakıl taşları çıkardılar
açtılar öylece gizlediğimiz yaraları
gizli ağıtlarımızı birbirimizin omzunda
açılmış yelkenlerdi umutlarımız
martılar toplanırdı tepemizde
açıyoruz göğsümüzün
güneş yanığı yerlerini
arkamdan gelen sözcükler
koruyorlardı bizi dua niyetine
adamlar kadınlar savrulurken
dökülmüş yapraklar gibi
terk edilmiş bir kavşaktayız
anlaşmazlıklar var
acı tüketiliyor her yerde
ekinlerimiz çürüyor
bakir yerlerimiz kirletiliyor
zambağın kuşa ad olduğu günler
nerde kaldınız

Mehmet Özgür Ersan 04.06.2014 Üsküdar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir