sürgün

burgaçlara vura çırpına
ziftli gecelere 
düştü güz vurgunu
üzgün kuş
kırık kanatlarıyla
mor salkımları gülümsedi
talan olmuş bir bağın
yalnızız rüyada bile olsa
çığlık gibi ağır omuzlarımızda
anayurdum ağlar
serçe sürgün
horasan’dan bu yana
türküsünü söyler ateşin
bir de hasretliğin
boşaltılmış kütüphanelerin
tozunda ceviz sandıklara
gizlenen genç gözlerin sakındığı
yanan onca kitaptan
kalan bir kaç emanet
yürekler kırılıyor
rüzgar zorlu
yeni bir mevsimi
getiriyor kanatlarıyla
hava sabırsız
aynıdır çağrı
çığlığı sürgün türküsü
başka başka yerlere
hozat’a hekimhan’a
sungurlu’ya
kaçan sevinçler
arkalarında bıraktıkları boşluklar
anayurdum ağlama
bir gün geri döner
turnalar semaha durup

Mehmet Özgür Ersan 04.06.2014 Üsküdar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir