KAYGUSUZ ABDAL’DAN HAKK’I BULMAK İSTEYENLERE TAVSİYELER…

Ey tâlib! Hakk’ı istemek âdet iledir, kâidesiz olmaz. Bu kâidenin aslı üç şartı yerine getirmektir.
Birincisi; Allâh’ı her yerde hâzır görmek.
İkincisi; dünyalık hiçbir şeye gönül vermemek.
Üçüncüsü; Allâh’a itâati temîz kılmak. (İçerisine riyâ karıştırmamak)
Bu üç şart aslîdir. Bunlara bağlı olarak üç şart daha vardır.
Birincisi; bir kâmil mürşîd bulmak gerekir.
İkincisi; mülâzemet (yola yürümek, yolun şartlarına bağlı kalmak) gerekir.
Üçüncüsü; kâbiliyyet gerekir.
Bu altı şart yerine getirilirse, Allâh’tan hidâyetin erişmesine şaşırmamak lazımdır. Bir kişiye Hakk’dan hidâyet erişirse, baktığını görür, gördüğünü bilir. Allâh’ın inâyeti, kişiye bu derecelerin açılması demektir.
Ey Hakk’ı talep eden kişi! Bir kişi bir san’at için kulluk eder; onun zahmetini çeker. Sonunda üstâd olur. Hayat ve işlerinde insanlara muhtaç olmaz. Hakk’a kulluk etmek de bundan farklı değildir.
Ey Hakk’ı bilmeyi isteyenler, Mustafâ tarîkatında Hakk’a teslim olanlar, Hakk Tebâreke ve Ta‘âlâ, bütün kâinâtı zâtının birliğiyle kaplamıştır.
Şöyle ki zerreden güneşe, damladan denize kadar bir kılın ucunun değdiği yer dahi boş değildir. ‘Âkil anlar, ahmak tınlar, müştâk cân ile dinler, câhil döşüne banlar (câhil ile âkilin cânı bir değildir). Yola sadâkat ile giren menzile (Hakk’a) erer. Nazârıyla doğru bakan Sultân’ı görür.
Ey tâlib! Bu cihâna gelirken getirdiğin yetmiş nesnen var ise bir tanesini iste. Eğer yok ise, boş yere emek çekme. Bir kâmil insânı gözle, eteğini tut, izini izle.
Muhammed Mustafâ Mü’minin kalbi Allâh’ın evi (Kâ’be’dir) dedi. Bu sözü öz gönlünün içine yaz. Zîrâ ki gönül Hakk’ın evidir. Ev sahibi evinden ayrı değil.
Gönül aynı zamanda Hakk’ın hazinesidir. Gönül Hakk’ın nazargâhıdır (baktığı yerdir) ve seyrângâhıdır (gezindiği yerdir). Gönlün aslı Hakk’ın ululuğu pertevindendür.
Akıl çok eskiden pertevindendür. Aşk ve muhabbet şevkidir. Bütün bu düzen bu remiz insânın kendi hâlidir. Bu kitablar, Peygamberler, dünya, âhiret, hak, bâtıl dimek. İnsanın kendi hâlidir. Zira ki insân Hakk’ın kudret elidir.
Allah Muhammed Mustafâ’nın evlatlarına (pir mürşid olan Seyyid’lere), ikrâr ve biat edenlerden, Hakk’ın eli elinin üstünde olanlardan eylesin. Hakk Teâlâ gönlümüzde Cemâl’ini seyreylesin.
Gerçeğe hüü, mü’mine yâ Ali!..
Fotoğraf: Kahire/MISIR’da Ahmet Sırrı Baba’nın Yaptırdığı Çeşme

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir