Bazdiyar

Tuttum seni gönül evimde izhar olsun diye
Bende tecelli eden seni tesbih ettim,tenzih ettim
Gözlerin bakmasın ondan kamil birine
Hiçbir göz bakmadı senin gibi bu varlığa

Senden daha mükemmel imkanları olan yoktur
Bu konuda dört kapı kırk makamda delil getirdin
Hangi kemal olsun senden bahsetmesin
Hangi fikir hangi görüş sen değilsin ki
Her şey sana çıkar cümle mevcut

Kendi suretinden yarattın Adem’i
Buna iman ettim eyvallah
Bütün imkanlar içinde imkansın
Senden mükemmeli yok
Kuşkusuz kusurlu bir varoluş olurdu bende
Gelmemiş alem benden daha şerefli bir mahluk
Çünkü varlığım büsbütün sen olmasan
Suretim belirginleşti sende bir bir

Hak büyüktür, her varlık O’nunla gelişir büyür
O Seyyid’dir ve Samed’dir, en Yüce’dir,en Sevgili’dir
Nasıl güneş sana gelir onu idrak edersen O’nu da idrak edersin
O’ndan gelmektedir sevg, bağış, iyilik ve feyz
O’nu görüyorsun bir kırlangıcın uçuşunda
Bir ormanın esintisinde her bir yaprağın sesinde
Öyle bir tecelli ki kimse erişemez güzelliğine
Nuruyla yırtılmazsa hicap perdesi
Oysa O’nun ne bir cismi, ne bir hali, ne de sayısı var
Resul’e Ali’nin sesiyle seslenen O değil mi?
Cümle evren semah döndüren
Cümle mahlukata adını tesbih ettiren O değil mi?

Koş acele et
Yeniden ele geçirmek için ömründe geçip gideni
Koş acele et
Kaybolduğun sokaklardan geri dön
Koş acele et
Yolculuğun ömür denen uzun yolda azık olarak
Duyduğun Rahman ismini
Sevgiyle söyle O’na
Ey gönül son emelin O’dur
Sır ve mana ne kadar aşıktır
Sen’den gelen habere
Bakmaya doyamıyorsun görünce O’nu
Varlığını var eden seni dünyada mamur eden
Sana benzeyen seni yeryüzüne halife eyleyen

Senin gözlerinde yok olsada bu evren
Herşey yok olsada yansada ateşi narda
Senin müşahede etmekten başka emelin olmadığı
Tek varlık tek mevcudad
Sen’den söz etmeyen tek bir kitabı okumadım
İstiyorum Sen’den ey eşi benzeri olmayan
Sen’in kudretindir bana cümle mahlukata hükmeden
Kaza mı, kaderi mi gören tek varlık
Resullerle her bir sözü inci olan nice kitaplar gönderen
Bu kıymetli kevser ırmağına ulaştıran
Ehlibeyti bize veli eyleyen sensin
Seni değerine paha biçilmez bildim
Mücevhersin tüm incilere sahip
Sevginin değerine paha biçilmez

Ne ki ömrümün sonuna kadar ebediyen sana aşık
Bu nur
Gene de yeter değildir
O kadar sevgiye kavuştum da
Yine de senin sevginin bana gösterdiği
Vuslat güneşi değil hiçbiri
Güneş nasıl aydınlatırsa dünyayı sonsuz ışıklarıyla
Gönlümü aydınlatırsın karanlık hücrelerde
Direnirim senin sevginle her türlü zulme

Senin Celal’in senin Cemal’in gizlice gönlümü eritir
Buz içinde kor ateştir
Gezdirdin beni bu ateşi nurda gül bahçende
Buz tutmuş sakallarımla
Ruhlar, cinler ve insanlar hayran kaldı sana
Elez mu bezmden evel ki safta
Illa dedik cümle kullar sana
Kafirler la dedi

Önce hazır ettin bizi, var ettin, sır ettin
Sonra görünür ettin cümle aleme
Sonra ben birim senle dedin
Her ne yana dönsen oradayım dedin
Ben birim dedin biz biriz dedik O’nda
Varlık birdir ikiden bir olur varlık
Varlığını ispata kalksam ikilik çıkar birlikten
O Bütün’dür biz cüz
Ince’dir Saf’tır O tek’dir O Yek’dir
Evvel Ahir Zahir Batın
O ne zaman beliğ dedim buna inandım
Bu söz dilimin ucunda unuttum
Bu gördüğüm güzellik gözümün ucunda unuttum

Ey görünmeyen Varlık!
Kim ki bu manada yükselirse
Kendini naim cennetlerinde görür
Tıpkı bir can olmuş hak ile yakın
Ey olağanüstü Varlık!
Zatının güzelliğiyle oldu meftun bu yürek
Uçsun bu kafesten bu can kanatsız.

Mehmet Özgür Ersan

Fotoğraf: Abuzer Dede
Avuçan Ocağı
Maraş Elbistan Kantarma Köyü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir