İmam Ali’ye göre Fedakarlığın Fazileti

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık yüceliklerin en üstünüdür.”[1]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık iyilerin huyudur.”[2]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en üstün ihsandır.”[3]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en güzel ihsan ve imanın en üstün mertebesidir.”[4]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık ihsanın doruğudur.”[5]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en şerefli ihsandır.” Fedakarlığın Fazileti

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık yüceliklerin en üstünüdür.”[1]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık iyilerin huyudur.”[2]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en üstün ihsandır.”[3]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en güzel ihsan ve imanın en üstün mertebesidir.”[4]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık ihsanın doruğudur.”[5]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en şerefli ihsandır.”

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en şerefli ihsandır.”[6]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en şerefli bağıştır.”[7]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık bağışın en üstün mertebesi ve en faziletli huydur.”[8]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık, iyilerin karakteri ve hayırlıların huyudur.”[9]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en faziletli ibadet ve en yüce efendiliktir.”[10]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık zühdün süsüdür.”[11]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık fazilet, stokçuluk ise rezilliktir.”[12]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Fedakarlık en güzel ihsandan birisi sayılır.”[13]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En üstün cömertlik, fedakarlıktır.”[14]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yücelik için fedakarlık yeterlidir.”[15]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Diğer insanlara insafla, müminlere ise fedakarlıkla davran.”[16]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “En üstün seçim/tercih fedakarlıkla süslenmektir.”[17]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Nefisleri fedakarlığa zorlamak iyilerin huyundandır.”[18]
Hz. Musa (a.s) şöyle buyurdu: “Ya Rabbi! Bana Muhammed ve ümmetinin derecelerini göster.”O ise, “Ey Musa! Şüphesiz sen buna dayanamazsın. Ama sana kendisiyle sana ve tüm yaratıklarıma üstün kıldığım büyük ve yüce menzillerinden birini göstereceğim.”dedi. Ona göklerin melekutu (hakikati) zahir oldu. Musa o makama baktı, nurundan ve aziz ve celil olan Allah’a yakınlığından neredeyse ruhu bedeninden ayrılacaktı. Musa, “Yarabbi onu ne ile bu yüce mertebeye ulaştırdın?”dedi. O şöyle dedi: “Kullar arasından kendisine özgü kıldığım huy/ahlak sebebiyle. Bu huy ise fedakarlıktır. Ey Musa! Onlardan birisi bana gelir de ömrünün bir döneminde fedakarlık etmiş olursa, ben de onu hesaba çekmekten haya ederim ve onu cennetimde istediği yere yerleştiririm.”[19]
bak. el-İnfak, 3946. Bölüm

[1] Gurer’ul Hikem, 986
[2] a. g. e. 606
[3] a. g. e. 951
[4] a. g. e. 1705
[5] a. g. e. 861
[6] a. g. e. 399
[7] a. g. e. 916
[8] a. g. e. 1419
[9] a. g. e. 2208
[10] a. g. e. 1148
[11] Kenz’ul Fevaid, Li’l Keracekiy, 1/299
[12] Gurer’ul Hikem, 112
[13] a. g. e. 9386
[14] a. g. e. 2888
[15] a. g. e. 7047
[16] a. g. e. 6342
[17] a. g. e. 9436
[18] a. g. e. 9350
[19] Tenbih’ul Havatir, 1/173

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir