kuzgun

saçın rüzgarlara tutulmuş
yanan bir medeniyetin ortasında
kara kara taşlara dayalı sırtın
esmer ayaz utancın
zayıflığın avurtlarından belli
kayıp bir zambak zamanı
tanrıların ulağı bir kuzgun ile
nehirler aştın
soğuk kurutulmuş et zulanda
ipeklere sarılı
çetin ve yok edilmez bir sevda
unutulmuş anıların hikayesi
ölü doğan
rüzgarlarla geldi bahar
her şiir bir andır
zamanın kanına düşen
kara tohumdur
zerdali ağacı
özgür
aşılanmamış
ben senin en büyük aşkınım
bunu sen hiç bilmeyeceksin
denize tutunan tüm avare martılara inat
tuz lekeleri içinde
leylaklara koşacak bu kanatlarım
avare başıboş gemilerin ardında
paslanan demişlenmiş iskelerde
taştan yontulmuş küpeleriyle o gelecek
kumlar icinde
saçları titreyen çiçekler gibi
sırılsıklam ve ürpermiş
ellerimin içinde
yapraklar ve su taneleri kadar hafif elleriyle
bir günlük kelebekler gibi
turkuaz etekler içinde

Mehmet Özgür Ersan 02.06.2014 moda

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir