mavi

hayata hükmedecek renk mavidir
mor salkımlı mermerden mezar taşları
yalnız unutma mürekkep mavisi de

pembenin güzel olduğunu söylerler
kağıtta akıp giden mavi bir
mürekkep kadar değil

incir’e ve zeytin’e
yemin ve and olsun
manolyalar beyaz da olsa
mavi de olsa güzeldir

bak komşunun kedisi beyaz
gölün yeşil suları
bir de ayna bu kadına kalan yalnızca

ihtiras her tohum ektiğinde toprağına
kırılan bir sapta beni zayıflığa çağıran
kılıcın ucundan can veren bir başak rengi boynu

tutku yalnızca resimdeki ağaçlarda
o kadının pembe dudakları değil
anlaşılan ölülerde daha çok hayat var

ellerimi yalnız olduğuna inandırdım
düğme çözen çiçek tutan
gözyaşlarını silen ellerimi

zambaklara su verdim
balıklara şarkı söyledim
nerede o sesimin yankısına aşık olan
nehrin kıyısındaki sarı elbisesiyle
sesini kaybettiğini unutan kadın

yinede ışık saçıyor
koşturup dururken dünyanın bir yerinde
zerdali ağaçlarına komşu gözleriyle
kuşlar alçaktan uçarken bu ormanda
edebiyatın okyanuslara açılan yüzüyle
değişen dönüşen dünyada

ressamlar kaybolmuş o tonu ararken
birden masmavi gökyüzünden çıkıp gelecek
güvertesinde bir teknenin
bakışları bulutsuz ona doğru yürüyen adama
küçük bir kız piyano çalarak

Mehmet Özgür Ersan moda 02.06.2014

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir