Aldanmanın Gazeli

Hiçbir zaman olmayacak diyorsun
Biliyorum
Öyleyse, yalnız bugünü yaşayalım
Gelecekten hiç söz açmayalım
Bugün gerçek
Elle tutulacak kadar canlı
Şimdi yalnız bu dimdik ayakta
Tutuyor beni
Dünyam bunun üstüne kurulmuş

Duygularımız öyle değil elbet
Ama gerçeği sarsamazsın
Yok edemezsin
Gideceksin biliyorum
Bunu açıklamaya yeltenince
Keskin kırık cam parçaları
Oturuyor kalbimin ortasına
Kala kalmış görüyorum kendimi
Sivri uçları bana çevrili
Yaklaşıyorlar,
Korkunç bir işkence başlıyor
Fikriyle sarsılıyorum
Kesip biçmeleri bir yana,
Şöyle bir dokunsalar yeter,
Dayanamam

Bu benzetme yersiz belki de
Beceriksizce yapıldı biliyorum
Alıkça hatta yanlış deme
Ağlanacak kadar kötü belki de
Bilerek, isteyerek yapılmış oysa
Saçma bir benzetme olsa
Biliyorum her şey gerçek

Sonra duyar gibi oluyorum
Kendini aldatma diyorsun
Aldatmanın oysa
Bir önemi yok
Senin yokluğunda
Büyük üzüntüne
Büyük mutluluklarına da
Katmıyor mu sanki seni
Benim sonsuz
Bağlılığımın yanında
Bu “aldatma”nın
Olur mu sözü

Gecesiyle sabahını
Başbaşa geçirebilenlere
Geçiremeyenlerden söz etsek
Bu oyunun pisliği biliyorum
Birbirlerine yabancı insanlar
Oluşlarından geliyor oysa

İçinde oturulamayan
Ama kapısı her daim açık
Yalnız bu işler
Yabancı bir evde öylesine
Yapılmış olmasından ötürü
Üstlerine pislik bulaşıyor
Belki de oysaki
Hiç güzel değil hem hiç

Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir