kadın

bakracını
denizden doldurup
su döküp toprağı yıkarken
bir ağaca dayanır
bir yolcu gibi
erken aşındırır aşkını
anlarsa yenilen bir kadın
darda kaldığını

inanırsa bir kere
korkmadan yaşar
tebessüm gösterir
bırakır gönlünü
gülünç şapkalarını
sahipsiz şarkılarını

sevilirse bir kadın
üryan dolaşan
avuç içlerini
gösterir sevdiğine
utangaç ve yenilgen

hayata usta hücrelerine
bükülen dizlerine
kasılan karın etlerine
her yandan
karanlık biçilirse
ellerinin gölgesi
düşer göğün ortasına
o kocaman ellerinin

belirsiz
karmakarışık
uzun göğü sevmek düşerse
gözlerine
ve korkmayı biliyorsa
çıktığı topraktan

biliyorsa ağrıların
mor olduğunu
her sese katlanır
sonsuz nefes olur
kazilir kayalara
ülkedir o

bu ilk fırtınanın kapısında
kalırsa bedeni
bir uçtan uca
büyülenir yüreği

terk edililirse
burkulur gözleri
ama yine de
dudaginin kıyısında
bekler uyuyan güvercini

Mehmet Özgür Ersan

24.02.2014 üvercinka

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir