Gadir Hum – Mehmet Özgür Ersan

“Ben kimin mevlâsı isem Ali’de onun mevlasıdır. Ali’nin eti etimdir, kanı kanımdır, cismi cismidir, ruhu ruhumdur. Kim Ali’yi incidirse beni incitmiş olur, beni inciden Allah’ı incitmiş olur.”
Teberrâ için de delil gösterilmiş olan rivayet bütün olarak değil, özellikle birinci bölümü Ğadîr Hûm rivayeti içinde günümüz Alevî-Bektâşî eserlerinde benzer lafızlarla zikredilmektedir. Bir kısmına şu şekilde örnek verebiliriz: “… ‘Ben kimin mevlası isem, Ali O’nun mevlasıdır.’ dedi.
Bu tümceden sonra her iki elini açıp Tanrıya şu duayı yaptı: ‘Tanrım ona dost olana dost ol, ona düşman olana düşman ol; ona yardım edene yardım et, onu horlayanı horla, nerede olursa olsun gerçeği onunla beraber kıl’”,1

“Hz. Muhammet, kalabalığa, ‘Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır’ diyerek, hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde vasi olacak kişiyi göstermiş oldu. Hz. Muhammet; kendi öldükten sonra yerine Hz. Ali’nin geçeceğini açık açık Tanrı emri olarak belirttikten sonra; ‘Allah’ım, onu seveni sev, sevmeyeni sevme. Ona yardımcı olana yardım et. Gerçeği her yerde ona yoldaş kıl diye Ali için dua etti ”,2

“Kalk ya Ali, benden sonra imam olarak halka doğru yolu göstermek üzere seni seçtim. Senden razı oldum. Kimin mevlasıysam bu onun mevlasıdır. Özünüz doğru olarak uyun ona. Allahım onu seveni sev, ona düşman olana düşman ol ”3

“Ey Nâs! Biliniz ki, Allah benim mevlâmdır. Ben de bütün müminlerin mevlasıyım. Ben her kimin mevlâsı isem, Ali’de onun mevlâsıdır. Her kim Allah’ı severse, beni sevmiş olur. Her kim beni severse, Ali’yi sevmiş olur. Her kim Allah’a düşmansa, benim de düşmanımdır. Bana düşman olan, Ali’ye de düşmandır.” (Hz. Muhammed, bu sözlerini tamamladıktan sonra, ellerini açıp şu duayı yapar:) “Ya Rabbi! Ali’yi seveni, sen de sev. Ali’ye düşman olana, sen de düşman ol. Ali’ye yardım edene, sen de yardım et. Ali’yi hakir görüp, hakaret edeni, sen de hakir gör. Ali’nin eti, benim etimdedir. Ali’nin kanı, benim kanımdadır. Ali bende, ben Ali’deyim”

Örneklerde de görüleceği gibi, rivayetlerin ortak lafzı “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlâsıdır” sözüdür. Bu rivayet ayrıca ele alınacağından burada Teberrâ’ya dayanak olarak verilen “Kim Ali’yi incidirse beni incitmiş olur, beni inciden Allah’ı incitmiş olur” rivayet üzerinde durulacaktır.

Kaynak:
1- KEÇELİ-YALÇIN, Alevîlik-Bektâşîlik Açısından, 74.
2- ZELYUT, Alevîlik, 90.
3-ÖZ, Alevîlik, 28. (GÖLPINARLI, Tarih Boyunca İslâm Mezhepleri ve Şiîlik, 43’ten naklen.)
4-ZELYUT, Alevîlik, 104-105; ATALAY, Ehl-i Beyt’in Mucizeleri, 13, 72; ULUSOY, Hünkâr, 115; TUR, Erkanname, 151. KEÇELİ-YALÇIN, Alevîlik-Bektâşîlik Açısından, 112.

15th August, Mehmet Özgür Ersan tarafından yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir