Kırklar Meclisi -Mehmet Özgür Ersan

“Kırklar Meclisi: Hz. Muhammed (sav) miraca giderken karşısına bir aslan çıkar. Ğaibden duyduğu sesin talimatıyla yüzüğünü aslanın ağzına atar ve aslan sakinleşir.
Hz. Peygamber Sidretü ’l-Müntehâ ’ya çıkarak dostu ile doksan bin kelâm konuşur. Orada kendisine bal, süt ve elma ikram edilir.
Mirac ’tan dönüşünde bir kubbe görür ve ilgiyle kapısına varır. İçeride Kırklar sohbet etmektedir. Hz. Peygamber içeri girmek istediğinde kim olduğu sorulur. “Peygamberim” deyince, “Bizim aramıza peygamber sığmaz, peygamberliğini var ümmetine eyle” cevabı verilir.
İlahi ikaz ile tekrar kapıyı çaldığında aralarında yine benzer bir konuşma geçer. Üçüncü kez tekrar kapıyı çalar. Bu defa kim olduğu sorulunca Hz. Muhammed, “hâdimu’l-fukarâ” olduğunu söyler. Böylece kapı açılır ve Hz. Peygamber içeri girer.
İçeride yirmi ikisi erkek, on yedisi kadın olmak üzere otuz dokuz can vardır. Erkeklerin başında Hz. Ali kadınların başında Hz. Fatıma vardır. Buyur edilince Hz. Peygamber Hz. Ali’nin yanına oturur ancak onu tanıyamaz. Topluluğa sizler kimlersiniz diye sorar. “Biz kırklarız, kırkımız bir birimiz kırktır” cevabını alır.
Hz. Peygamber bir nişan ister bunun üzerine Hz. Ali ’nin koluna bıçak vurulur. Diğerlerinin kolundan da kanlar akar. Selman ’ın kanı da pencereden içeri akar. Hz. Ali’nin kolunu bağladıklarında hepsinin kanı da durur. Kırkıncı kişi Selman-ı Farisî’dir ancak, o sırada dışarıdadır.
Bir süre sonra bir üzüm tanesiyle gelir. Üzüm tanesi Hz. Peygamber ’in önüne konularak paylaştırması istenir. Hz. Peygamber Cebrail’in getirdiği nur tabak içinde üzümü ezerek şerbet eder. Kırklar o şerbetten içerek mest olurlar ve kalkarak üryan ve püryan sema/semaha girerler.
O sırada Hz. Peygamber’in başından imamesi düşer. Kırklar imameyi kırk parça edip bellerine bağlarlar. Hz. Peygamber kırkların pir ve rehberini sorduğunda pirimiz Hz. Ali rehberimiz Cebrail derler. Hz. Peygamber de Hz. Ali’nin orada olduğunu o zaman anlar. Hz. Ali yanına gelirken temenna ile ona yer gösterir.
Kırklar da aynı şekilde Hz. Ali’ye saygı ile eğilip yol verirler. Hz. Peygamber aslanın ağzına verdiği yüzüğü Hz. Ali’nin parmağında görür. Kırklar Hz. Peygamber’e mirac’ta Allah’ın ne buyurduğunu sorarlar. Hz. Peygamber hakikatten bahseder ve “Hakikat Ali hakkındadır. Varın Ali ’ye iradet getirin ” der. Onun Şahı Velayet olduğunu Velilerin Piri, Şahı olduğunu açıklar. Herkes Hz. Ali’ye biat eder.
Hz. Peygamberin tavsiyesiyle iki kişi musahip olur. Hz. Muhammed de Hz. Ali ile musahip olur. Hz. Peygamber kuşağını açar, Hz. Ali ’yi bağrına basar, ikisi bir gömleğe girerek iki baş bir gövde olurlar. Hz. Peygamber Lahmike lahmi demmike demmi cismike cismi ruhike ruhi” “Etin etimdir, kanın kanımdır, ruhun ruhumdur, cismin cismimdir” diyerek Hz. Ali’ye iltifat eder.”

Buyruk’tan özetlediğimiz miraç veya kırklar meclisi ile ilgili rivayet, günümüz Alevî-Bektâşî eserlerine kaynaklık eder ve çoğunda Cem Ayini/Töreninin dayanağı olarak gösterilir.

15th August, Mehmet Özgür Ersan tarafından yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir