EHL-İ SUFFA – Mehmet Özgür Ersan

Ey Ehl-i Suffa! Size müjdeler olsun. Eğer ümmetimden sizin içinde bulunduğunuz bu zor şartlara râzı bir kimse kalmış olursa, o, elbette benim arkadaşlarımdandır. (Hadîs-i şerîf-Hilyet-ül-Evliyâ)
Ehl-i Suffa’nın hepsi hayatlarını dîne bağlamış, kendilerini ilme vermişlerdi. Suffa ehline kurrâ da denilirdi. Burada yetişenler, yeni müslüman olan kabîlelere muallim olarak gönderilirdi. Pekçok fazîletlere sâhib olan bu mübârek sahâbîler, büyük bir irfân ordusu idiler. Peygamber efendimiz onları çok sever, oturup sohbet eder ve birlikte yemek yerlerdi. (Ebû Nuaym, Nişancızâde
Ashab-ı Suffa Medine’de Peygamber Efendimiz’in mescidinin sofasında oturan ve mutasavvıfların ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabelerdir. İbni Mesud, Bilal Habeşî, Selman-ı Farisî ve Ebû Zer Suffa ehlindendir.
Cenâb-ı Hakk buyurdu ki:
“Ta ilk gününde temeli takva üzerine kurulan(Kuba) mescidi elbette içinde namaz kılmana daha layıktır. Onun içinde günahlarından arınmayı seven kişiler vardır. Allah da çokça temizlenenleri sever.”
(Tevbe Sûresi,ayet 108)
“Biz onların kalplerindeki kinleri çıkarıp attık. Hepsi kardeşler olarak sevinç içinde karşılıklı oturur(sohbet ederler)” (Hicr Sûresi-ayet 47)
İster gizlice içlerinden, isterse açıkça dışlarından, birbirlerine karşı iyi davranmak Ashab-ı Suffa’nın özelliklerinin başında gelir.
Medine’ye gelen bir kişi, eğer tanıdığı varsa onun yanında, yoksa Suffa ehlinin yanına iner ve orada konaklardı.
Sahabeden bir grup, Peygamber’e gelerek:
“Biz yiyoruz, fakat doymuyoruz.” dediler.
Efendimiz buyurdu ki:
“Herhalde siz yemeklerinizi ayrı ayrı yiyorsunuz. Bir arada ve topluca yiyin. Allah’ı zikredin. Öylece Allah sizin yemeklerinizi bereketlendirir.”
(Ebû Dâvud,Ahmed b.Hanbel)
Hz. Peygamber’in yemeğini onlarla birlikte yere serilen sofra üzerinde yedikleri vâkidir.
(Buhari)
Hz.Peygamber, Tebük’ten ayrılıp da Medine’ye yaklaştığı zaman şöyle buyurmuştur:

“Medine’de öyle kimseler var ki, attığınız her adımda, geçtiğiniz her vadide onlar sizinle beraberdi.”

Suffa ehli, kardeşlerini malları ve bedenleriyle destekliyorlar, iyilik ve takva üzerine yardımlaşıyorlar, dini meseleler için toplanıyorlar ve beraberce Allah’ı zikrediyorlardı. Tasavvuf Ehli de onları örnek almış, onlar gibi yaşamaya gayret etmişlerdir.

15th August, Mehmet Özgür Ersan tarafından yayınlandı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir