Elma

Içinde ne varsa dışına o sızar
Içini temizle
Herkes kendi yolunu kendi bulur
Yüreğinle temizle kapının önünü
Derdin nedir anlat ona çekinme
O sunakta sana emanet edilmiş bir kuzu
Saf masum insanlara kurban edilmiş
Ovalar ormanlar onun kanıyla sulandı
Cennet ağacı böyle öz suyunu verdi
Ve dişleriyle o elmayı yalnız kadın yemedi
Parçalanan gönlüyle yüz bin yılların emeği sökülüp atılırken
O değil miydi tohumlarını bedeninde yaşatan
Ve taze şarap gibi sonsuzluk küplerinde
kendini sunan
Yeryüzünün ruhuna ayak uydur
Sonsuzluğa doğru görkemle gururlu bir tevekkülle yürüyen hayat kafilesinin dışında kalan
Saatlerin fısıltısı müziğe dönüşür
Üflediğin neyin yüreğinde
Dokuz delikli yaraya gazel okur
Tüm varlıklar uyum içinde
Bir ağızdan türkü söyler bu kaybolduğumuz ormanda
Dilsiz sessiz bir kamış olma
Içinde ne varsa o sızar dışarı korkma
Yüreklice söyle tohumu toprağı işleyen eli
Ey adem oğlu
Kibele anamızın yarattıklarını inkar etme

Mehmet Özgür Ersan 27.05.2014 Yeldeğirmeni

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir