Elemde(üzüntüde) korkusuz bir gönül ile Bir çıkar cenk meydanına – Canan

Elemde(üzüntüde) korkusuz bir gönül ile Bir çıkar cenk meydanına …Önceleri cahil olur kanar dünyanın rengine sonra bu arınış erime ile can fedâ edip arıtıcı olur illââşk ile Ol’ur …

Ayetler sıra sıra okunur,okunan âyetler üzerine ilmek ilmek perelerle işlenir O’nun El’i ile boyna takılır …Bu inanılmaz aklın kabul edemeyeceği bu ân’a O’nun nazarında nâzar eyledikleri şahit düşer …
Göğsündeki sevinç mührü ile göğsü o denli genişler ve dün kandığı dünya renkleri mührün sahibinin izni ile yedi deryâ,yedi kat yerin dibi,yedi kat gökkubbe ,onsekiz bin âlemin renkleri ile bir eder…

O ince hassas duygular küçücük bedende cümlesinin pesinde koştuğu gizli,açık âşıkta gizlenir bu gizleri içinde felekler dolaşır …O’nun izni ile …
Gök kubbenin tavanı âşıkın ayakları altında topraktır …
Âşık ateştir !
Âşk ateşi âşıkın gıdası ,gözü,eli,dili,kulağı,bedeni,rûhu…
Cehennemleri yutup iki cihanı cennet haline getirme yolunda O’nun gücü kudretli ile bu yolculukta ise zinhar kalkansız bırakılmayan …
Mûsâ gibi ateşten dili pertekleşmeyen …
Aksine Sevgilisi Baği’nin bülbülü kesilir…
Sevgilisi’ne yine O’nun gözünden bakar …Onu ateş korkutmaz …

Amma bu bakış ile artık âşık daha tedbirle dolanır bilir ki bu bakış ile dilden, gönülden ne çıkarırsa ok yaydan çıkar ayni hız rüzgâr misali artık hedefi vurur…Sınav içinde sınavı çok daha büyük Ol’ur ! Bu bakış kendi değil O’nun nazar eyleyip gelmesidir …Ateşten O’un razılıği ile korkmaz amma ateşin bildiklerine verilenler hata edersede Mûsa’dan çok daha dilin peltekleşmesinden çok çok dahasının olacağını da bilir …

Vakti gelince O’nun huzur’unda Ulu dîvan’da dilinden ve gönlünden çıkarıp hedefe ulaştıran Ok’u çektiğinin,çeken el görünende (aracı) kendi olduğu için bunun hesabını hashas terazide dengeli görülüp âdil kollayan (O) bu ayarı neden oynattın yada bu görüşleri lûtuf edip verilen de oynama,hata ile dile getirip kapıya götürdüğü ve aracı da bedelini ödeyeceğini bildirmiştir …
Bilen ile bilmeyeninin hesabı Bir görülmez …

Bilenin kusuru bilmeyenden çok daha ağır kesilir …
Âşığı,ÂŞK’ı ile kendi,kendi hâline bırakın …
Âşk Ol’sun gerisi cümle âlemin muradi,sevdâsı ile Ol’sun …
Huu cân’ımın C’ân’ân’ı Huzur’u Pir’im …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir