kırgın yalnızlar bahçesinde

uykusu sızar dalgınlığından
gül kurusu acı
bir barut kokusu genzimde

tatyos efendi çalıyor
dalları kıran kaysı bahçeleri
uzak dağlara çekilmiş
umut saklı saklı parlıyor

dalgındım oysa o gün/nasıl da sevdim
ne iştir son yalnızlığa/ermişken kalbim
kalırsa gözlerinin/yaldızı benimle
üşür karanlıklar

boğucu bir sessizlikle/ateşten goncalar
duvarları çatırdatır
gördüm sessizce/haydarpaşa’ ya karşı
lacivert ıssızlığı yaran

gül bir ağızdan dökülen/umudu
lodos karanlığı zaman/kanıtlandı umutlar
tenhaydı yağmur yağınca
tedirgin birikmiş öfkesi/nasıl dağıldı gecenin
umutsuz telaşlı bir tutsak

lacivert gecede bir özlem tutuşturdu
utançtır çürütür ürpertir korkuyla
fesleğenler yükselirken/karanlığın koynunda
biriktirip geçmiş gelecek/bütün zamanları
sustu mu susmanın gecesi/iki gözüm bir cigara sar

gözlerim de korku/o kaypak yılan
yenilginin tahtından/kötümser gülümseyen
ne varsa dağıldı/ kırgın yalnızlar bahçesinde
kayboldu kaygılar
gözleri iki çıplak bıçaktı
bir kavgaydı ki dünyaya
ankara soğuğu donmuş kuş ölüleri
sokaklarda en çok da serçeler uyandı

bir ben uyansam bu ay ışığında
yüzyıllık hüznüyle yüklü zaman dağılır
işlenir yeni baştan bütün sevmek
yanlışlıkları üreten sessizlik dağılır

ortanca saksıdır balkonda
gözleri yaldızlı imgelem
dolgun saçları omuzlarına dökük
nilüferler uyanır bakışlarında

ıslıklarıyla rüzgar/yaklaşan ilkbahar
saklı mutsuzluklar/uzak bahçelerdeki
kül rengi yalnızlıklar/dağılır
bu tenha güzellikte

erguvan divanlarda gül çığlıkları
horasan’dan gelmiş o güzel
çarpar vurulmuş çift başlı kartal gibi yüreğim

ne yağmurlar yağdıracak
bu bakır yansımalar
bakışlarım alıngandır hayata
çılgınca sustum
o genç kızın tebessümünde

dalgın bir kanat esintisiyle
akşam uyandı kitapların arasında
elimde melih cevdet’in sözcükler’i
karşımda masum bakışlar

Mehmet Özgür Ersan 09.02.2014 GATA Haydarpaşa

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir