gözlerin kelebek uçuşu

gözlerimi orada unutmuşum/ben
mao ‘ nun gülüşünde

sarhoş bakışlı bir vazonun/bin vazonun
zarafeti vardı üzerinde

karanlıkta unutulmuş çiçeklerin
solgun kokusu vardı

yüzünde kırılmış bir kederle gözyaşı
yağmurla mı/doluyla mı bilmediğim
o vazoyu taşıyordu

bedenim henüz ruhuma özgürleşiyor
acı çektikçe/ağzımdan çıkan sözcükler
sanki başka bir candan çıkmış gibi

bu sert kalpsiz bedende
mühürlenmiş dilim çözülüyor
her bir sözcükte/akmakta direnmiyor
gözyaşım/ uyandırıp içimdeki insanı

evim dolu kesilmiş gazete
kağıt parçaları/sinema biletleri
bir kaç kırık sözcük/ not kağıtlarında

elimi nereye atsam/bir yerinde
hayatım çıkıyor/ yüzümdeki çizgilerle
gülümseyerek anılarım

nasıl dolmuş bunca anılar
bu küçük eve/ gizemli bir hatıra denizi
işte o anıların sarmalı/ ceviz kabuğu
içine tarih düşülmüş

kazıyıp çıkarıyor bu eller/kafanım
dehlizlerinde çınlayan anıları

her bir yana/ üzüntünün
sevincin sindigi
o tablolara baktıkça/ geçen yıllar gibi
zamana boyun eğişin/ duvarların gri rengini alıyor
kaç bahar daha/ bize verilenle yetinmeliyiz

anılardan içmeye korkan / mutluluk açmaz
acı bir anı gibi dudaklarımda
yinede mutluluk açmaya
korktuğumuz bir mektup gibi

bir mevsime ne çok şey sığar
yağmur istanbulun tepelerini döverken
yaşarken/ duyduğum acı
zamanla mutluluğu bırakıyor yerine

her şeyden uzak/öylesine
bu mevsim ne çabuk geçiyor
aşk vurup geçiyor/ büyüterek insanı
gözlerin kelebek uçuşu
bir bahar ne çabuk tükeniyor
yitip gidiyor zaman

Mehmet Özgür Ersan

Çengelköy 13/07/2011

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir