Gitmenin Gazeli

Geçen günleri düşürnürsek
Bu bir çeşit “bırakılma”
Bir terk ediş anı
Oysa içim senle dolu
Tam da bu sıralarda
Sana hiç söylenmemiş
Hiç yazılmamış şeyler
Söyleyesim var
Ya da hiç yazamadıklarımı
Yazasım

Korkarsın,
Kaçabilirsin benden
Biliyorum
Olmayacak şey değil ha
Nicelerinin başına gelmiş
Çok görülmüş
Bir hadise bu

Ayağıma sanki
Ağır zincirler bağlanmış
Sanki şu boğazın
Dibine çekiliyorum
Nicedir

Beni tutmak,
Ya da “kurtarmak”
İsteyen, elini
Uzatmayacaksın biliyorum
Paşa limanı sessiz
Iğde ağacı mahsun
Bana bakıyor

Diyorum ki onlara
Güçsüzlüğünden ötürü değil,
Bir işe yaramayacağını
Bildiğinden ötürü de değil,
Hayır, hayır
Kızmış, sinirlenmiş
olduğu için uzatmayacak elini.

Sana değil bu sözlerim;
Yorgun, boş bir kafayla
Ama mutsuz
Ya da sinirli değilim,
Nerdeyse bir boşluk içindeyim
Böylece sessice gidecek
Bir durumdayım
Orada o ağacın altında
Geçmiş zamanlarda bıraktığın
Zorlukla seçebildiğim gölgene
Söylüyorum bu sözleri…

Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir