Yoksunun yoksula benzeyen gazeli

Koparılıyoruz,
Kopmaya
Karşı koyamıyoruz
Tüm çabalarımız boşa

Tiksintiyle
Bakıyorsun bana
Bir kez,
Bin kez,
Eskiden
Ya da şimdi

Hele şu son günlerde
umutsuzluğa düşürdüm
Ya da düşürüyorsam seni,
Ne olur tiksinme benden.

Bir dilek de sayılmaz bu,
Sana da yönelmiş değil,
Kimden dilediğimi de
Bilmiyorum.
Sıkışan ciğerlerimin
Soluksuzluğundan
Bütün bunlar.

Yatışalı,
Bir türkü tutturmuşum,
‘Cahildim dünyanın rengine gandım
Boş yere ağladım boşuna gandım’
Durmadan
O türküyü söylüyorum sana
Bıkmadan hep o türküyü…
‘Seni ilelebet benim olacak sandım’

Düşsüz uykular gibi ağır,
can-sıkıcı, yorucu…
Söylerken
Ben bile ağlıyorum
Kimi zaman…
Dinlemek
Zorunda olmadığına sevin…
Uzun bir süre beni görmek
Zorunda olmadığına da sevin

Son günlerde sokaklardayım
Gecesi gündüzüne karışmış
Geziyorum durmadan
Başımı kaldırmadan
Tüm sokakları turluyorum
Şehrin tüm sokaklarında
Seni arıyorum
Durmadan durmadan

İnsanları tanımak için
Ayakkabılarına bakıyorum
Beni üzen
Son günler de en çok da bu
Onları düşünmek
Onarmıyor
Ayaklarına benzeyen
Yüreklerini

Benim ki yoksunluktan
Onların ki yoksulluktan
Biliyorum
Yüreklerimiz her gün
Daha çok birbirine benziyor
Şehrin boşalan sokakları gibi

Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir