Kış geldi böyle üryan kaldın

Gölgem şahidim olsun ki
Benim gözlerim sende hiç uyanmamış
Rüzgara kanmasın ki kurumuş bir yaprak
Bu çılgın fırtınada savrulup durmasın
Ismarladığım çayın buğusunda
Güneşli günlerin çağrısı
Kendime gülmüş bir gül arıyorum
Alışacak kimse kalmadı
Kendi fotoğrafından başka kendine
Kadınlar aşklarını arıyor
Çıkarmışlar kendilerini sereserpe sokaklara
Onun başını dayadığı camlarda izlerini arıyorum
Yalnız içimdeki müziği çalmasın kimse
Yaşamın sonuna gelmiş gibi yaşıyorum
Tanımlamayın beni sıkıldım tartılmaktan
Tanımadığım bu dünyadan usandım
Nicedir dağ görmedi gözlerim
Koca bir orman bir nehir denize ulaşan
Görmedim şu dağdan başka hiç kimse
Kocaman sokaklarda bozkırın emzirdiği
Mümkün mü bir gün olsun
İnsanları görmeden yaşamak
Huyları geçiyor insana
Kötülük öğrenilerek yapılıyor
Içi kan ve keder dışı alışkanlıklarla dolu
Yaşanmamış günlerin donuk mutsuzlukları
Büyüyor müzik olup kalıyor içimde
Sardunya yetiştirmeyen bir nesilden
Şefkat beklemek payımıza düşen
Bir fırtına kopar hayata bağlandığın ipten
Kağıtlarımı kalemlerimi ve hüzümlerimi
Sırtımda taşıyorum
Kökünden ayrılmış bir dilde yaşıyorum
İlk gençliği çalınan bir şairim
Duvar diplerinde vurulan kardeşlerimi arıyorum
Bütün çabam bu yakarış ve susuzluğuma rağmen
Susuz yaralı bir benzerimi bulmak
Her şey öyle kalıyor rüyalarımda geçmişte
Hep aynı yaşta konuklarımla yaşıyorum
Bir kırlangıç kanadı hafifçe dokunuyor göğsüme
Bahçedeki bütün kuşların
Taşlardaki şarkısı kulaklarımda yankılanıyor
Ölü bir ağacın kırık kemiklerine tüneyen baykuş
Çakıl taşı gibi sevgiyle eğilmiş yaralı bir baş
Ufacık bir ateş böceği
Sevecenliğini veriyor umutsuz gözlerime
Eğilir rüzgarla dikenli bir gövde
Karanlık yolların içinde bulur kendini
Düşen kayalar altında geçmiş kafilelerin ölüleri
Senden başka herkesindir
Yüzünden gitmeyecek yara izleri
Kendini adadığın uzaklar hiç yakın olmadı
Dünya her gün yeni bir sahneye dönerken
Sana ne istersin diye soran olmadı
Yabancı ve soğuk ve anlayışsız insanlar içinde
Kendinden başka herkesi affetmek zorunda kaldın
Kendine bir açıklaman bile olmadı
Yabancı kalacaksın kendi öyküne
Yağmurla yağan gözlerine gece
Gün ne çabuk geçti haberin olmadı
Yanlarından geçtin hüzünleri uzun ırmaklar gibi
İçinden akan derttir gören olmadı
Büyüyüp kim kimin çiçek açtığına bakar meraktan
Dışarıya taşar ağaçların içindeki öfke kimse bakmaz
Nice ağaçlar diktiler gönlüme
Bazıları hayatta kaldı
Diğerleri tuzla kumla yıkıldı
Beyaz yapraklar
Zifiri bir nehre düşer
Gözlerin kamaşır çıplak heykellerden
Sen bir ağaç düşledin oysa
Yeşil tek bir yaprak olsun dalında kalsın
Kış geldi böyle üryan kaldın

Mehmet Özgür Ersan ekim 2014 üsküdar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir