Tepenin Ardı

Film yeni sürgün bir kavağa elindeki sopa ile bütün öfkesini kusan bir kişinin nefes sesleriyle başlar. Faik Bey’in çiftesini alıp Tepenin Ardın’daki ‘düşmana’ saldırıya geçer.Bu kişinin filmin ilerleyen sahnelerinde Faik Beyin yıllarca yanında çalıştırdığı ve haksızlıklar yaptığı Mehmet olduğunu anlıyoruz. Mehmet’in karınca ezmez benim demez yüz hali ile hıncını Faik Beyin kavak fidanlarından ve kendi oğlundan aldığı sahnelerde ise insanın iki ayrı yüzünü görüyoruz.

Emekli olduktan sonra Ermenek’e yerleşmiş Faik Bey’in bütün hoyartlığı ile egemenliğini kurduğu bu çiftlikte kavakların, davarların herşeyin sahibi olarak boyunduruğa aldığı Mehmet ve Meryem’in silikliği gözler önüne seriliyor. İçimizdeki düşman dışrada aranıyor ve Dede Faik kendi çiftliğinin çevresinde gezinen keçi sürüleriyle ve özellikle onların sahibi olan çobanlardan şikayetçi ve çevresinde ne olup biterse onlardan bilmekte.

Oğlu Nusret on yıl önce eşinin vefatı ile iki oğluyla başbaşa kalmış babasının sürekli eleştirdiği bir evlattır. Film boyunca ‘Babalar ve Oğulları’ kitabından fırlamış tiratlar görürüz. Nusret şehirde yaşamakta ve öğretmenlik yapmaktadır. Biri uysal diğeri deli fişek iki oğlunu alıp dedelerinin çiftliğine hava değişikliği olsun diye götürür. Zafer askerlik sonrası yaşadığı bunalımla ne kadar içine kapanıksa, kardeşi bir o kadar laf dinlemez, haşarı bir delikanlıdır.

İleryen sahnede küçük ve haşeri torun dedesinde çiftelisini ister. Dedesiyle atış talimi yaparlar. Dedesinin yanında çalışan Mehmet’in oğlu sessiz ve içine kapanık Süleyman köpeği Paşa ile oradan geçmektedir. Dedesinin bir an dalgınlığından yararlanan küçük torun ateş ettikleri şişelere değilde ürktüğü köpeğe doğru ateş etmesi ve Süleyman’ın kala kalması, Dede Faik’in torununa kızması ve tüfeği hırsla elinden alıp azarlaması sahnesi bizi sonraki olacak olay kurgusuna hazırlar.

Büyük torun zafer sürekli askerde ölen arkadaşlarını görmekte ve onlarla birlikte sevkiyata gideceği üzerine halisünasyonlar görmektedir. Hayalini gördüğü arkadaşı kendininde hazır olmasını söylemektedir ve kamuflajını hazır etmesini söylemektedir.

Dede Faik ise kavga ettiği yörüklerin keçisini kesip torunlarına ziyafet vermenin peşindedir. Rakı içip hırsını alacaktır. Sofra boyunca aile içi sürtüşmelerin üstü örtülen meselelerin baba oğul çatışlarının rakı sofrasında muhabbet deminde geçtiği sahne filmin ana dokusudur.

Sofradan ayrılan herkesin Mehmet’in karısına gidip dert yandığı sessiz sakin haksızları kabulenmiş içine atmış çilekeş anne modeli Meryem’in tüm olanları metanetle karşılaması toplumunda büyük şehirler dışında yaşayan kadına biçilen rolün tipik göstergesidir. Dede Faik’le oğlu Nusret’in neredeyse ayan beyan ilgisini eksik etmediği filmin tek kadın karakteri Meryem filmde uçkur ve karın açıkınca akla gelmektedir.

Örtülen aile içi meseleler suçlunun içimizde olduğu halde dışarda aramamız ‘taşın yakından geleceğini’ unutup ötekini yaratma düşman bulma hep suçu dışımızda aramanın tipik diyaloğlarının geçtiği bu sahne filmin ana kurgususudur.

Sofradan ayrılan küçük torun yanlışla korktuğu Süleyman’ın köpeği Paşa’yı vurur. Süleyman olayı kapatır. Zaten babasına ve annesine yapılan haksızlığı içinde taşıyan Süleyman sessiz sinikte olsa evden dışarda köpeği Paşa ile bir tünek bulması patlamaya hazır bir silahtır. Rakı sofrası başında uyuyan herkes sabah nereden geldiği belli olmayan bir silah patlamasıyla ve sonrasında yaşananlar çiftliktekilerin huzurunu büsbütün bozacaklarla film final sahnesi yaşanır.

Tepenin Ardı tekinsizdir güç ?mülkiyet ilişkilerinin alt metin olarak verildiği filmde ezen-ezilen ilişkisi üstünden sınıfsal dokunuşların olduğu filmde asıl mesaj üç ana karakter ve iki yardımci karakter erkeğin dünyasına sokulan paranoya düzeyine yükseltilmiş düşman yani öteki yaratma imgesidir.Tepenin Ardı, Karaman’ın dağlık bölgesinde üç kuşak erkekten müteşekkil bir aileyi mercek altına alıyor. Otoriter dedeyle oğlu arasındaki iletişimsizlik, babanın oğullarıyla olan sığ ilişkisi, birbirlerine söyleyemedikleri, geçmişin travmalarıyla yalan ve güvensizlikten kaynaklanan tedirginlik, sağlıksız bir toplumun mikro-yansıması gibi.

Bir Western filmini andıran atmosferi ve mekan kullanımıyla gerilim dolu bir aile trajedisini anlatan film, sorunlarıyla yüzleşmek yerine bir düşman ve günah keçisi yaratan egemen erkek kültürünü mercek altına alıyor. Yönetmen Emin Alper’in ilk uzun metrajlı işi olan filmin yapımcılığını ise Enis Kostepen ile genç yaşta hayat veda eden Seyfi Teoman üstlenmişti.

Vİzyon Tarihi : 14 Aralık 2012 (1s 34dk)

Yönetmen:Emin Alper

Oyuncular: Tamer Levent, Reha Özcan, Mehmet Özgür

Berk Hakman, Banu Fotocan

Tür: Dram

Ülke:Yunanistan, Türkiye

Tepenin Ardı’nın bugün itibariyle ödül listesi:

Berlin Film Festivali (Almanya): Caligari Film Ödülü, En İyi İlk Film dalında Özel Mansiyon

İstanbul Film Festivali: Ulusal Yarışma: En İyi Film, En İyi Senaryo, FIPRESCI Ödülü

Taypey Film Festivali (Tayvan): Yeni Yetenek Yarışması Jüri Özel Ödülü

Karlovy Vary Film Festivali (Çek Cumhuriyeti): NETPAC En İyi Asya Filmi Ödülü

Saraybosna Film Festivali (Bosna Hersek): Jüri Özel Ödülü

Paliç Film Festivali (Sırbistan): En İyi Film

Osian Cinefan Film Festivali (Hindistan): En İyi İlk Film

Batum Film Festivali (Gürcistan): En İyi Yönetmen

Malatya Film Festivali: En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Erkek Oyuncu (Tüm Erkek Oyuncular), SİYAD En İyi Film Ödülü

Asya Pasifik Film Ödülleri (Avustralya): En İyi Film

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir