dişil/eril

Uyansam bir güzelin koynunda

Bana bahşetse yaşamın sırrını

Desem ne kadar güzelsiniz

Hemen vurun beni zincire

Severek yok olup

Gidebilirim sizle

Duygularımın derinliğinde

Közleşmiş tutkularımla

Büyü perdelerinin

Şimdiye dek gizlediği

Bütün mucizeler

Artık bizim olsa

Zamanın uğultularına atsak

Olayların akışına bıraksak

Kendimizi

Böyle olunca işte acı ve haz

Başarı ve hayal kırıklığı

Diledikleri gibi sökün etsin

Yalpalamaya adıyorum

Kendimi acı hazlara

Aşkın nefretine can veren

Hayal kırıklığına

Ve bilgiye susamışlığından

Kurtulmuş olan gönlüm

Kendini bundan böyle

Hiçbir kedere kaptırmayacak

Aslanın korkusuzluğu ceylanın hızını

Sözcüklere saralım

Sözcüklerle çok iyi dövüşülür

İnanabilirsin sözcüklere

Ve tek bir harfini eksiltemezsin için acır

Özellikle kadınları yönetmeyi

İyice öğrenmeniz gerek

Sonu gelmez bin bir sızlanmaları

Tek bir noktada iyileştirir sözcükler

Ve efendi gibi davranırsanız

Avucunuzda oynatırsınız hepsini

Önce ünvanınız güven aşımalı

Sanatınız üstünlüğüne dair

Hoş bir sözcük mesela

Hemen baştan bir elden

Geçirirseniz nesneleri

Başkası için bu yıllar ister

Nazikçe nabzını yoklayın

Sonra ve bilgili bakışlarla

Gözüne bakarak

Özgürce beline sarılarak

Eritis sicut deus , scientes bonum et malum

(saygıyla eğilir ve veda edersiniz)

Mehmet Özgür ERSAN 08.2011 MODA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir