Doğuda ve Batıda Feodal Yapı

Doğu ve Batı’da feodal yapı çok farklıdır. Doğuda özel mülkiyetin bulunmadığı toprağın Beytül Mal denilen Allah adına tüm halkın olduğu bir sistem geçerli iken batıda ise özel mülkiyet hakimdi. Konuyu derinleştirirsek.
Türkler daha öncede Anadolu’ya göçler yaşamış ancak asıl yerleşme ikinci göçte yaşanmıştır. Anadolu’ya ikinci büyük göç öncesi Anadolu’yu güvenli şekilde Türklere açan Horasan Erenlerimiz olmuştur. Horasan Erenleri Kadın-Erkek, Genç- Yaşlı eşitler içinde eşittiler.
Engels’in söylediği gibi askercil bir demokrasi hakimdi. Peki bu nasıl bir şeydir; kılıç hakkı ve kahramanlık dışında bilgi görgü türün devamını sürdürme açısında katkı ile boy içerisinde saygı, sevgi ve eşitliğe dayalı karındaşlık hukuku vardı.
Bu teşkilatlanmada Bacıyanı Rum, Ahiyanı Rum ve Abdalanlar olmak üzere üç ayrı meclislenmenin birleşiminden oluşuyordu.
Anadolu toprağını millileştirirken Osmanlı Gazileri Bizans derebeylerini yok etmişlerdir. İlk işleri tekfur topraklarına düzen vermek olmuştur. Bu düzen toprağın mülkiyetini tüm Müslümanların Beytülmalına dönüştürülmüştür.
Toprağın işletilmesi, adil bir iş bölümüne ve adil bir gelir dağıtımına dayanıyordu. Besledikleri boğaza göre ölçüsü, genişliği tayin edilmiş toprağın hür köylüleri hür ekicidirler. Köylülere ‘çiftçi’ Türk gazilerine, askerlerine ‘dirlikçi’ adı verilirdi.
Dirlikçiler; Ordu-Devlet, Çiftçiler; Dirlik halkı idiler. Onun içinde Türk milletinin bütününe ‘ordu-millet ‘ tabiri kullanılmıştır.
Bugüne kadar Türkiyemizde olagelen Ordu-Millet birliği bu tarihi, ekonomik, sosyal, kökten ileri gelir.
Zamanla bu devrimci gazilerin oluşturduğu askercil demokrasi bozulup yozlaştıkça zorunlu bir şekilde devlet düzeninde Murat Hüdevandigarla başlayan süreç Fatih nizamnameleri üst yapısal değişiklik Kanuni zamanında ise İspanya’dan ülkemize sürülüp sığınan Yahudi ticaret erbabı sayesinde ilk dolapları öğrenmişlerdir. Murat Hüdevandigar’a kadar Gazi adıyla tanınan boy başkanı olarak diğer gazilerle eşitti. Murat Hüdevandigar ilk defa Gazi adı yerine ‘yeryüzünde tanrının gölgesi’ ünvanını almıştır.
Fetret döneminde Musa Çelebinin kazaskeri Şeyh Bedrettin bozulan bu sistemi düzeltmiş ama kısa bir süre sonra Musa Çelebi’nin kardeşi Mehmet Çelebi tarafından tahtan indirilip öldürülmesi üzerine ve Şeyh Bedrettin de hapsedilmiştir. Şeyh Bedrettin iki halifesi Torlak Kemal ve Börtlüce Mustafa önderliğinde Türk köylüsü ayaklanarak ortakçılar adıyla iki yıllık bir sistem kurmuş. Eşit, hür ve üleşimde ortak bu yapı kanla bastırılıp tüm bireyleri kılıçtan geçirilmiş ama hiçbir zaman ortadan kalmamış her haksızlıkta tekrarlanmıştır. Yine Kanuni zamanında artan köylü ayaklanmalarının en önemlisi Kalender Abdal ayaklanmasıdır. Çok büyük zorluklarla bastırılmıştır. Bu ayaklanmayı bastıran paşalara büyük payeler ve rüşvetler ödenmiştir.
Özel mülkiyete derebeyileşmeye giden yol Fatih zamanında kardeş katli Osmanlı malı sayılma toprakların şeklinde devam etmiştir. Kanuni ile başlayan süreçte ise sonu Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa ile yapılan sözleşme ile tamamen derbeyileşme doğru adım atılmıştır.
Üst yapıdaki bu değişikliklerin yansıması alt yapıda kendini göstermeye başlamış. İspanya’dan göçen Yahudi ticaret erbabı Türkiye’de ilk defa ‘dolap’ adı verilen eski zaman bankalarını kurdular. Sarayın içinde süzüldüler; öte yandan, toprak ekonomimiz üzerine tefeci-bezirgan sermaye ağını yaydılar. Dirlik düzeni aksamalar yapıyor ve önlenemiyordu.
Bu sebeple ‘kanun’lar çıkartıldı. Bu yeni toprak düzenine: ‘Kesim düzeni’ (Mukataacılık) adı verilirdi. Dirlik düzeninde sosyal vazifeleri bulunan dirlikçilerini yerine ‘Kesimciler’ (Mukataacılar) geçti. Miri topraklar, Eski Roma usulü büyük çiftliklere döndü. Hür köylüler ıslahatçılarımızın sözüyle ‘yerlerin esiri’ durumuna düştüler.
Çalışmadan yaşayan kesimcilerle, çalışan çiftçilerin arasına, her iki tarafı haraca bağlayıp aşındıran (mültezim, sarraf, mübayaacı) adını alan bir sürü tefeci-bezirgan sermaye türediler girdi.
Böylece hem devlet-halk iş birliği parçalandı, hem ordu, temeli olan toprak ekonomisinden koparak, muallakta kaldı. Eski Bizans tekfurluğunu hortlatan derebeyileşme aldı yürüdü. İmparatorluk çöktü.

Mehmet Özgür Ersan 29.01.2014 Kadıköy

Resim: Mehmet Ersan (Ayakta) Osman Ersan (tarktör’de) Çorum -Sungurlu- Çavuş Köyü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir