İlkim Fotoğraf Sergisi Üzerine Zübeyde Öztürk ile Söyleşi

Mehmet Özgür Ersan: Serginin adından bahsedelim istersen neden ilkim?

Zübeyde Öztürk: Şimdiye kadar bir sergide yer almamış ve henüz sergi açmamış arkadaşlarımızın ilk sergisi olması dolayısıyla fotoğraf sanatına gönül verebilmenin yolculuğundaki ilk adımlar diyebilirim.

Mehmet Özgür Ersan: Serginin konusu nedir? Nasıl oluştu?

Zübeyde Öztürk: Sergideki katılımcı arkadaşlarımın ve benim ilk sergimiz olacağı için konu serbestti. Fotoğraf hocalarımızın eşliğinde katılımcıların iki taneden oluşan fotoğraflarımız seçildi.Burada fotoğraf seçmenin sergiye hazırlanmasının büyük bir titizlik ve emek olduğunu görmüş olduk .Serginin oluşumunda katkı sağlayan ve bizlere bu heyecanı yaşatan ANAFOD dernek başkanımız sayın Baytekin Kara ve Yönetim Kurulu üyelerine çok teşekkür ediyorum.

Mehmet Özgür Ersan: Fotoğrafçılıktı günümüzde özellikle büyük metropollerde popülaritesi artan bir alan oldu bu bizlere ne sağlıyor?

Zübeyde Öztürk: Kalıcılıkla birlikte tarihe bir kare bırakmış oluyoruz. Fotoğraf çekenler yaşanmışlığın delilini üretmiş oluyorlar.

Mehmet Özgür Ersan: Senin fotoğrafçılığın nasıl başladı?

Zübeyde Öztürk: Fotoğraf bana hep yaşanmışlığın ve anıların var olduğunu anlatan bir sanat bir tarih,hem çeken hem çekilen insana doğaya ait ne varsa hepsini bir karede anlatabiliyor olmasıyla başladı.Hayatın bir anını dondurabilme ve bunu yıllar sonrasına aktarabilmek düşüncesiyle başladı.Son iki yılda düşüncemi destekleyici eğitim kurs ve sunumlarla fotoğraf sanatının başka hayatlardaki gizemli kapılarından girmeye çalışıyorum.Bu konuda da yine destek ve teşvik eden yönüyle başkanımıza ve derneğimizdeki tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Mehmet Özgür Ersan: Yeri gelmişken derneğinizin nerede ve ne tür etkinlikleri oluyor?
Zübeyde Öztürk: ANAFOD 2013 yılının mart ayında fotoğraf sanatına gönül vermiş kurucu üyelerimizin özverili çalışmalarıyla Anadolu yakasında kurulmuş samimi içten ve neşeli fotoğraf gönüllülerinin bir arada olduğu bir dernektir. Fotoğraf ustalarının sunumları,atölye çalışmaları kurs ve gezileriyle henüz emekleyen bir dernek olmasına rağmen üye arkadaşlarımızın başarılı çalışmalarıyla büyümeye devam ederek sanatın kalp atışlarına Anadolu Yakasını da dahil etme çabası içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Mehmet Özgür Ersan: Peki fotoğraf doğruları ne kadar gösterir /yansıtır?

Zübeyde Öztürk: Fotoğraf doğruları olduğu gibi yansıtır.Bu sizinle doğrularınız ve değerleriniz arasından çıkan hayata dair bir karedir.Doğru yada eksik ne varsa hepsi o karenin içindedir. Fotoğraf bakışınızı düşünceleriniz ve görüşlerinizle ilgilidir. Doğru olarak ne aradığınızdır aslında.

Mehmet Özgür Ersan: Klasik bir soru olacak ama sanat toplum için mi sanat için mi olduğu konusunda ne düşünüyorsun?

Zübeyde Öztürk: :Sanat her zaman toplum için olmalı düşüncesindeyim. Toplumu yaratan biz insanlar olduğumuza göre sanat ta bizim için olmalı .Toplumun dışında kalan bir sanat olmamalı çünkü kültür bir bütün tek bir kare bize ne ifade eder; eğer onda hayatı görememiş isek o duyguyu yakalayamamışsak, o anı hissedememiş isek işte bunun içindir ki sanat insan dokunabilmeli.

Mehmet Özgür Ersan: Fotoğraf üzerine bu kadar sohbet ettikten sonra fotoğrafa resim diyenler için fotoğrafçıların tepkisi ne oluyor?

Zübeyde Öztürk: :Fotoğraf ve resimin aynı kanı taşıdığına inandığım için o kelimeyi duyduğumda resim mi fotoğraf mı düşüncesiyle bunun bir dil alışkanlığı olduğunu ve söylenenin karşıdakinin anladığını biliyorum .Gördüğüm kelimeleri düzeltmelerin çok olmasının yanında benim dikkatimi çekenin fotoğraf kelimesinin resmi dairelerce kullanılmasından fotoğraf bir özellik arz ediyor. İnsanlar o zaman fark ediyor fotoğrafla resmin ayrı alanlar olduğunu.
Yoksa kişiye göre değişir. Önemli görende var görmeyip ne anlattığına bakan da var.

Mehmet Özgür Ersan: Fotoğraf dünyasının nankör olduğunu söyleyenler var bu konudaki görüşlerin?

Zübeyde Öztürk: Nankör olduğunu düşünmüyorum sadece çok çalışmakla ve üretmekle ve paylaşımla ilgili olabilir. Yaşadığımız hayatta her şey var. Ürettikçe ve paylaştıkça her alan güzelleşir,çoğalır artar.

Mehmet Özgür Ersan: Fotoğraf çekerken çevreden nasıl bir tepki alıyorsunuz ?

Zübeyde Öztürk: :Büyük metropoller de eğer hayatın içinde duruyorsan ,gizli ,rahatsız edici çekimler yapılmıyorsa merak uyandırıyor. Katılımı arttırıyor özellikle çoğul çekimlerde haber oluyoruz düşüncesi hakim oluyor çekim daha rahat oluyor. İnsanların mutluluğu ya da mutsuzluğuyla ilgili o gün mutluysa sıradan sayabiliyor,mutsuzsa tartışmaya götürmeye çalışabiliyorlar. Anadolu da daha kolay olabiliyor çünkü ilgi merkezi kendileri oluyor bir kamera, bir makine anında duygu patlamaları yaşatabiliyor. İnsanları fotoğraflarken mümkün olduğunca samimi bir sohbetin arkasından fotoğraf çekmeyi o anı kalıcı kılmayı istiyorum. Karşımdaki ne kadar rahatsa ben de o kadar rahat oluyorum. İnsana dair duygular tabi ki bazen engel oluyor sinirleniyor. İstemiyor çok hoş bir anı bu yüzden çekemeye biliyoruz ama bu fotoğraf çekmeyi bırakacağız anlamında olmuyor . Anlayış ve hoşgörüyle ya devam ya tamam diyerek başka bir ana geçiyorum.geçiyoruz.

Mehmet Özgür Ersan: Ne tür fotoğraflar çekiyorsun makro,manzara portre v.s.

Zübeyde Öztürk: Görebildiğim her karenin fotoğrafını çekiyorum. Ama yaşanmışlığı belgeleyen, çok daha öncelikli oluyor.

Mehmet Özgür Ersan: Son olarak fotoğraf senin için ne ifade ediyor?

Zübeyde Öztürk: Yaşanmışlık ve var olmuşluğun delilini ifade ediyor

Mehmet Özgür Ersan: :Hayatın fotoğrafçılığında başarılar diliyorum teşekkür ediyorum

Zübeyde Öztürk: Ben teşekkür ederim ilgi ve alakanız için bütün fotoğraf gönüllülerini sergimize bekliyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir