Kırık yaprakların sütü

S’ ye

parmaklarını avuç içlerimde tutarak
sessiz çocuklar gibi
dikenleri ve akrepleri sever
sessizliğe inancı muazzam
yeşil denizler kadar uçsuz bucaksız gözleri
senden başkası yok
sedir kokusuyla bu ormanda
eğreltiotları ve büyük kabuklular
farsi gözlerimin açlığı
kılıçların pürüzsüz soğukluğu
öfke nöbetlerim
kırık yaprakların sütü gibi
kırılıp onarılmak bekleyen yüreğim
benden sana giden bütün patika yollar
huzura çıkar
kalbimi kırarsan yağmur boşalır
ölmeye hazır bir yaprak hışırtısıyla
hava kırık şeylerle ağırlaşmışta olsa
uzanmış düşler kuruyorum
sarhoş kuşlar şakıyor
menekşeleri ben taşıyacağım
tutkular kelimelere dönüşüyor
acımasızlık yerini huzura bırakıyor
özlenerek özlemek varken
mevsimlerin bir anlamı yok
portakallar karanlıkta titrerdi eskiden
düşlerimizin ipeksi yavaşlığında
şimdi acının yokluğunda
tüm ağaçlar mevveye duruyor

Mehmet Özgür Ersan 02.06.2014 moda

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir