“Çakırkey/f” üzerine Nehir Kılıç ile Söyleşi

Mehmet Özgür Ersan : Resim serüveninizden bahseder misiniz?
Nehir Kılıç : Kendimi bildim bileli dokulara, renklere, çizgilere, lekelere ilgim vardı. Kesinlikle dokunmak zorunda hissederdim ve ancak dokunduktan sonra nesneleri hissederdim. Özellikle dokulara karşı yoğundu bu ilgim. Yine çocukluktan bu yana duvarlar, duvarlarda oluşmuş doğal leke ve dokular dikkatimi çekerdi. Her daim tüm öğrenim hayatım boyunca resim yeteneğimle ön plandaydım.

Mehmet Özgür Ersan : Bu sergideki resimlerde figürler hem içinde bulundukları mekana ait gibi hem de mekandan çıkıverecekmiş gibi.
Nehir Kılıç : Benim cerebral kusmalarım. Gördüğüm ve daha önce hafızamda fotoğrafladığım bir görüntüyü, hazırladığım dokunun üzerindeki lekelerde tekrar görüyorum.

Mehmet Özgür Ersan : Sizin sosyal projelerde adınızı gazete ve dergilerde sıklıkla duyuyoruz. Sanat yaşamınızın neresinde duruyor bu projeler?
Nehir Kılıç : En önde. Çünkü ben topluma karşı sorumluyum. Her zaman dediğim gibi resim bir savaş aracı, ressam da zamanın tanığıdır. Biz sosyo toplumsal projeleri sanatla çözen don kişotlarız.

Mehmet Özgür Ersan : Bu projeler.
Nehir Kılıç : Kadına karşı şiddet, Suça meyilli çocukların rehabilitesi, Engelli bireylerin topluma kazandırılması, Üretimden uzaklaşmış bireyleri yeniden üretime dahil etmek,.

Mehmet Özgür Ersan : Tekrar sergideki resimlere dönersek, kendi resminizi nasıl tanımlarsınız? Ya da Nehir Kılıç hangi akımın izinde?
Nehir Kılıç : Dışavurumcuyum. Akademik kuralların yanında resmimin samimi olmasını önemserim. Muhakkak küçük bir espri resmime gizli ya da açık yerleştiririm. Gülümsemek de görebilen göze kalır.

Mehmet Özgür Ersan : Etkilendiğiniz ressamlar ve teknikleri üzerine biraz konuşabilir miyiz?
Nehir Kılıç : Özellikle Goya; çünkü sanatını toplumun yaşadığı olayların fotoğrafı olarak kullanmış, “3 Mayıs 1808″de olduğu gibi. Özellikle Picasso; “Guernica”da olduğu gibi gerçek resimden ziyade imge ve deformasyonu resimlerinde çok etkili kullanışı ve çalışmalarında sorgulamamızı sağlıyor oluşu. Ve de o dönemin en önemli sorusunu sordurtturuyor “bu resmi kim yaptı?” ; kısacası toplumsal sorunları sanatla dile getirenler.
Resim sadece tuvale yapılmaz, var olan her şeyi tuvale uygulayabileceğimiz gibi, her şeyin üzerine hatta boşluğa bile sanatsal, estetik bir imge koyabiliriz.

Mehmet Özgür Ersan : Gelecek projeleriniz var mı?
Nehir Kılıç : Mümkünse photoshop programıyla yapılmış resimlerin, tuvallerin üzerinden çıkarılması için savaşacağım. Kadınlar ve toplumun içerisindeki varoluşlarıyla ilgili projeler, çocuk kadınlar üzerine projeler ve yine engelli bireyler ile ilgili projeler düşünmekteyim. Benim yaptığım sanat toplumsal sorunlarla ilgili doğru soruları sordurtmalı.
Kısacası uyuşuk toplum için Sokrates misali doğru soruları sordurmalıyım.

Mehmet Özgür Ersan : Son olarak sanatın işlevselliğine inanıyor musunuz? Sanat insanı iyileştirir mi?
Nehir Kılıç : Kesinlikle inanıyorum. En doğru, en acımasız, en keskin eleştiriler sanatla yapılır, sorular sanatla sorulur. Rehabilite konusunda ise bir uzmanlık alanı olarak yer verildiğine göre bu artık kanıtlanmış bir gerçek.

“Çakırkey/f” başlıklı sergisi ile Nehir Kılıç 2 ? 8 Aralık 2013 tarihleri arasında Kozyatağı Kültür Merkezi A Salonu’nda.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir