Duvar

Yıldızların değişmez
Karanlıkları
Koyu mavi derindir

Kişinin mutsuzluğu
Kamaşmaların hüznünden
Hiçbir dünya nimeti
Yüreğimi ferahlatamaz

Senin göğünden taşan
O evlerin
Yıkık duvarlarındandır
Benim yüreğim

Sessizce akan hiçliğin
Yiyip gitmeyen
Karanlıkta
Hüzünlü uyanışlar

Kötü yanını gördüm
Yaşamın daralmış
Şırıldayan ırmaktı
Kurumuş yaprağın
Yıkılmış atın

İyilik nedir bilmeden
Yaşayıp
Gitmesiydi

Uyuşukluğunda
Bir heykel gibi
Lodos dövüyor
Eski duvarlar gibi
Gülüşünü

Yankısı şen değil artık
Sen yalnızsın burada
Bu karanlıkta uğulduyor
Her şey

Dalga bensem bilmiyorum
Kimin gelip kimin geçtiğini
Omuzlarımda hiçlik
Ardımda boşluk

Sarhoş
Hep aynı aldanışla
Yürüyüp gideceğim
Suskun ardına dönüp
Bakmayan sırrımla

Bozulur yaşlanır geçmiş
Bir başkasının olur
Bağışlar seni
Karanlık kuyularda yeniden

Seyretmek dallar arasından
Yürek atışını
Ağustos böceklerini
Duyumsamak hüzünlü

Şaşkınlıkla yaşamın
Acılarını izlemek
Üzerinde cam kırıkları
Olan bir duvar gibi

Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir