Kırklar Meclisi Gizli Teşkilatı ve Haydar-ı Kerrar

Haydar-ı Kerrar ya da Ebu Talib bin Ali ya da Şahı Merdan ya da Allah’ın Aslan’ı ya da Allah’ın Kılıcı kısacası İslam’ın en önemli şahsiyetlerinden Hz. Ali. Ünü tüm İslam coğrafyasına yayılmış sayısız isimle anılan Tanrılaştırılan Hz. Ali. Hz. Muhammed’in yerine ölümü göze alan onun yatağına yatıp Hicret sırasında ona zaman kazandıran insan.Hz. Muhammed’in söylediği gibi ‘ben ilimsem o onun kapısıdır.’ Dediği insan.
Burada yapmak istediğimiz Ali güzellemesi değildir.Amaç bu tarihi şahsiyeti yerli yerine oturtmaktır.Hz. Muhammet’in Mekke’yi fethi olarak tarihe geçen teslimiyet aslında tarihin çarkında hep yaşana gelen bir gerçektir. Hz. İsa’yı asıp bin yılda Bizans diye yaşayan Roma İmparatorluğunda olduğu gibi barbar’ın(ilkel-komünanın) medeniyete (cite devletine)teslimiyetidir.
İslam hızla başlangıçtaki devrimci özünü yitiriyor. Medeniyet’in kirli ilişkilerini İslam’ın temiz özüyle çelişir hale gelmeye doğru yavaş yavaş ilerlemeye başlamıştır. Her nesne aslına rucü eder. İslam’ın ilk yıllarında babasına karşı gelip Hz. Muhammet’in yanında yer alan Muaviye daha peygamber yaşarken kendisine de ayet indiğini söylediği için sürgün edilmiştir.
Emevi Sülalesinin etkinliği onu daha büyük cezaya çarptırılmaktan kurtarmıştır. O kadar etkili olmuştur ki Kuran ayetleri Allah tarafından onca ayet inmediğini ispat edici nitelikte inmiştir. Bütün bu süreçlerden az önce İslam’da iki farklı düşüncenin tohumları atılmıştır.
Bir grup Hz. Muhammed’in Kırklar Meclisin’e katıldığı gerçeğini Miraç Olayını Sitretül Müntaha’dan döndükten sonra yolda karşılaştığı bir aslana cebrailin verdiği akılla verdiği hatemi(yüzüğü) ile yolundan çekilmesi ilerde bir ev görmesi içinde yanan ışıklar evin kapısının dövülmesi peygamber olduğunu söylemesi payelerinden sıyrılınca kapıdan kabul edilmesi içerdekilere size kimlersiniz derler dediğinde bize kırklar derler cevabını alması 22 erkek 17 kadından oluşan bir insan topluluğuna 39 kişisiniz biriniz nerde dediğinde Salman şeydullaha gitti denilen başlarında Hz. Ali’nin olduğu koluna bir hançer çaldığında otuzdokuzunun kolundan kan damlayan sonra camdan bir damlanın daha düştüğü Salman’ın kanının sonrasında Salman’ın bir engür getirdiği (üzüm tanesi) kırkımıza bunu paylaştır diye peygambere verdiği onun ezip kırkına paylaştırdığı ve hepsinin kalkıp semaha durduğu kırklar meclisi yani kırklar cemi.
Peki Kırklar Meclisi nasıl bir teşkilattır? Kim kurmuştur? Amacı nedir? Kırklar Meclisi Hz. Ali ve 49 arkadaşı tarafından kurulmuştur. İslam’ın içinde gözüküp aslında İslam’a zarar verecek unsurlara karşı örgütlenmiş bir teşkilattır. Bu teşkilat İslam tarihine yarı mistik şahsiyetlerle örülü geçmişte olsa gerçek bir teşkilattır. Sürekli ölümler sürgünler katliamlarla yok edilmişlerdir. Tüm üyeleri üstelikte.
Daha da önemlisi aslında gizli teşkilatlanan bütün Batıni akımların arkaik önceli Kırklar Meclisi Teşkilatıdır. Bu teşkilat bütün İslami mistik akımların esin kaynağı mistik anlatımlarla efsaneleştirilse de Hasan Sabbah’ın Fedailer örgütüne kadar gerçek temellerle kurulmuş ve tek amacı İslam’ın devrimci özünü yozlaştırmaya çalışan Emevi ve Ebu Sufyan Müslümanlığına ki bugün kendilerini Yezid’in Ordusuyuz diyenlere kadar devam eden geleneğe karşı İslamı korumakla mükellef bir örgütlenmedir.

Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir