Korkuyorum

Biliyorum gelmeyecek bu hafta sonu da
Dolaşıyorum tüm berber dükkanlarını
Kestiriyorum durmadan saçlarımı
Salacak’tan denize bakıyorum
Geçen şileplere bakıyorum
Uykusuz bir çiçeğin adıydı
Bir çiçek bahçesinin adıydı adı
En çok çiçeklere yakışır duruşu
Seni sıcak bir yazda tanıdım
Seni sıcakta sokakta yatakta
Her yerde sevebilirim
Sarhoş bir gündü salaştı
Sokakta herkes benim gibi
Hangi doğuda sana gönül verdiğimi
Bilmez kimse
Eski bir plakta bir özlem de
Ya da bir eski şarkıda
Sen insanın koluna takılan bir aynaydın
Yollardan çeviren sürekli kendine baktıran
Ay gibi
Esmer desem değilsin
Hangi rengarenk maviydin
Adanın sokaklarında çizilen
Hangi umuda seslendin
Eskiden çok eskiden gelen
Kendine taşan bir denizdin
Benim kıyılarıma vuran
Uçsuz bucaksız bir deniz
Kanı anlatıyordun
Vatanımda akan kanı
Kan kokan mendilleri
Kırıktı sesin
Acı bir kanı anlatan
Eski kadim öç almak isteyen
Puslu bir çınarın puslu bir pınarın
Durmadan parlayan yüzü
Üstümüze sinen sınırların
Kavuşma umudunu kıran
Gelincikleri hatırlatan kanı
Uykumda genç bir tabut geçer
Ölen kim ağlayan kim
Cennetin cehennemin kapıları
Bize sürgülü
Kanatlansan uçmaya
Ayakların kan
Üzüntülü gece
Güllerde budak
Içimizden biri ölü
Kim yarına gömülü
Yaslı gecekondular
Bir el avuçtan düşer
Kahrolsun yokluğun gülü
İlkel bir oluş yokoluş
Kurşun ve son buluş
Yanlışı yok danteller tüller bir sandık
Dağlara sevdalı bir gönül
Acı bir feryat
Bir haziran doğru çıksın artık
Geri kalmış tüm saatleri
Hiç kızmıyorum ileri alıyorum
Bütün ulusa yeten bir kardeş sofrasına
Açıyorum gönlümü
Güneş vuruyor güneş vuruyor
Seni ve koca göğüslerini düşlüyorum
Eski bir sandıkta bir fotoğraf buluyorum
Bilmiyorum herkes ölmüş
Korkuyorum genç kızlar genç oğlanlar adına
Birkez daha
Yaralıyım yarama değme

Mehmet Özgür Ersan 23.12.2015

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir