aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor

uğultularını tanıdım ben
bunca ince yazdıklarımın
sevdikçe kanatacaklar
bir mermi sesiyle dağılacağım
çiçeklendiği vakit kirazlar

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

hüznün sağanağı
gül kurusunu çok özledim
ellerini sakınıp ellerimden
susarsam eğer
suskumu yorumla

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

yürek dolusu
gül yaprakları serptiler
mor kıskacında tükenmiş
nice çığlıklar susturdu
yaralı göğsümün uçurumlarında

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

bir ışığın içinden geçiyorum
taşlara sunuyorum yüzümü
dili ateş tutmuş serçelerin ağzıyla
emsalsiz aşklara sunuyorum bilincimi

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

dökerken acılarımı
dağlarınızın içinde
kırlangıç nefesli bir gece
çığlıklarla emzirdi beni annem

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

uçarı sevişmeler sonrası
acılı titrek gülüşü yoktu
tırnaklarıma sinen zifiri karanlığın
yitirilmiş aşklardan geriye dönülmez

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

geçmişinde uğultulu bir yüzün
ikircikliği acı veriyor yüreğime
biliyordum son sözler
bir hüznün savrulan sevincine
kendi sövgüsünü tekrarlayan
bir dizeydi

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

kıvılcım lekeleri rutubet kuşatmış
bütün zamanları
sancı sağanağı
ellerimde
ne söylesem
kederler büyütür üstümüze ölümler

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

yağmurlu uzakları değiştirmeyi istiyor
düşlerimin çığlığı
dudaklarında yalanla boy atmış
bir gece de
kadınının sırlarınn havı dökülüyor

aslında sevmiyor yalnızca çok üşüyor
ellerini ısıtacak birini arıyor

artık üşümeyecek biliyor
bildikçe yalanlara sarılıyor

Mehmet Özgür Ersan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir