su musun sen

yürüyordu gördüm
caddenin tam ortasında
ilerde ıssız bir karanlık
belirli belirsiz
erkenci yıldızlarla
gün doğumlarını bekledik birlikte
bir korku vardı çağların tanımladığı
insan var oldukça var olacak
kapatıp gözlerini bana sığındı sessizce
kana bulanmıştı gözleri, kalem tutan elleri
hissettim içinde ürperen korkuyu
ölümle birlikte yürüyordu az önce
yüzünde o tanımsız korkuyla
dinle yüreğimin şarkısını
bende olmayan şu gözlerle
şu dağınık saçlarla
seninle yapayalnız
başlamak sonsuza
okşarken rüzgarıyla
son defa istanbul tenini
gözlerinde bir giz yanıyor
el değmemiş
susuzluk mu
yoksa yolumun üstündeki
su musun sen?

Mehmet Özgür Ersan 04.02.2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir