Ali Eren’e

‘doğum günü nedeniyle’

Bahar yükselen, kıvrılan, dağılan, bir ırmağın ağzında
Duman olmuş umutlarımıza umut
Bazen haytalık yapan bir neslin devamı
68’in baharlı sabahından
Ama en çok umutlu en çok kavgacı
Ve ne istediğini özgürce söyleyebilen
Bir haziran sabahının güneşli telaşına merhaba

Sigaranın külleri gibi büyür belki yaşam
Tükettikçe kaybolan sırrıyla
Hem uysal, hem savunmasız
Ve ezilip söndürülür
Ankara’nın dumanlarına karışır
Derin bir yaradan sızan irin gibi
Sizin evlerinizde boğulduğunuzda
Bir gün hastanede dostlara umut
Bir gün sokakta barış çığlığıyla
Umudunu hep içinde saklayan
90 kuşağının haylaz çocuğu
Sevgili yeğenim merhaba

Kanın kırmızı paçavralara sarılmış yarası
Ankara sana emanet
Ağa yakalanmış balıklar gibi vatan çırpınıyor
İlimle kuşanmış bir genç kuşaksınız
Haziran güneşli bahçeler gibi geldiniz
Yırtıcı bir hırlayışı parçalayıp
Barışcıl bir direnişle de korku olabileceğinizi
Gösterdiniz bize
Kızıl kadifeden süt kokan ağızlarıyla
ölen kardeşleriniz olsa da
inatla
Siz naiftiniz

Sevgili yeğenim
Bilimle kuşanmış haziran kuşağının
Genç yiğidi, yoldaşım
Bir yığın pisliğin üstünde
Yeni doğmuş bir çocuk gibi umut
Bunca insan çöplüğünü silip süpürüp
Işıklar içinde günahsız parlayan yüzünüz
El değmemiş çiğ tanesi gibi yüreğiniz
Umutsuzluk çığlıklarının değil
Hayatın özünü duymanın mutlu çocukları olarak
Çatık kaşlarıyla bir devrimin çocukları değil
Güler yüzüyle bir yoksulun umudu olun

Mehmet Özgür Ersan 08.01.2016 Maltepe

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir