• Çocuk Hayırlama Gülbankı

  • On İki Post

  • kimin için sanat

  • gül yaprağı gibi akardınız /bir nehrin derininden

Seyri Süluk

Tevhid Mertebeleri ikidir; 1- Fenafillah Mertebeleri 2- Bekabillah Mertebeleri Fenafillah Mertebeleri üç makamdır. 1- Tevhidi Ef al (Fiil ve işlerin birliği) 2- Tevhidi Sıfat( Sıfat Birliği) 3-Tevhidi Zat (Vücut Birliği) Bekabillah Mertebeleri ise dört makam olarak isimlendirilir. 1- Makamı Cem 2- Hazretül Cem 3- Cemül Cem 4-Ahadiyet (bu makam yalnız Peygamber efendimize ait olduğu için […]

kırlangıçlarda üşür

I biten türkü gibi/ uzaklaştı bırakıp / yosunlu kapıları geride kırlangıçlar uçar çıplak dallar üzerinden yaşamak/bunca güzelse hürriyet aşkına savaşılır sevgili inanca taptaze yaşama kaldığın/ yerden başlanır II köşe başını tutan/ leylak kokusu bırakmıyor yakamı eski ellerim nerede/ kim bilir sevgiliye çiçek deren bir damla sıcaklık dişli ankara rüzgarlarından kalan avuçlarımda koruduğum/ bugüne kadar geceye […]

şehir

korktuğum o şehir istemeden nefret ettiğim çılgınlıklar içinde sükuneti bulmayı umarak terk ettiğim o şehir şimdi başkalarının gençliğini yaşadığı başka bir şehirde gençliğimin şehrini özleyerek yaşıyorum sessizliği dağıtıyor yağmur damlaları huzur uyuşuk kapı içlerinde o bu anın girdabının dışında huzurla ikimizde inkar ediyoruz birbirimizi ikimizde kendi şehrimizin güzelliğini kötülüğünü düşlemeyi seçiyoruz oysa kasırgada bir zerrecik […]

şubat

şubat’tı ilk kelepçelenmem o dumanlı ankara ayazında bir karanlık edinmiştim nemli duvarlarından atıldığım o hücrede ter içinde sakallarım gök mavisi umutlarla uğrarsanız diye oradaydım puslu, uslu ve ağır o gecede kalan arkadaşlarımı anar yüreğim üstüme varmayın bulutlar yolculuk düşleri paldır küldür aldılar sevdiklerimi çivileyerek parmak uçlarına unutlarını benim o duvarlarına yazdığım yazıları kimler okudu hiç […]

gün görmüş serçe

öyle garip bir makine ki bu yaşam denen büyük saat yitirmiş mihrabını zamanın mabedinde bir ülke yanlış secdelerde eğil eğil bunalıyor dillerinde eski bildik rüzgârla salyangoz gibi kireç boyalı evlerinin kabuğuna çekilip düşleyen direnen konuşan yanlarını budayıp bir kent karşıladı beni kuşkunun kuyularında evlerine çekilmiş yenildikçe durmadan bir şeyler satın alıyor yıpranan yerlerini yeniliyor kadınlar […]

PUSLU CAMLARINA DÜŞEN IŞIK

Susmak Hüner sanılsa da Darılırken zaman Usta mı olur Sönmüş küller Yanıtsız gülümsemenin Yine de Arzudur dağılmış güle Duyulan tutku Ömrüm dese Ağrıyan yanın/sussa Eski bir alışkanlığa Sığınma korkusuyla Gece/üşüyen kıyılarını Döverken / kendine Yeni bir ses aramakta Yalnızca kendi acısına Demlenen/gölge bir yalnızlık Kurutulmuş/çiçek gibi suskun Döverken gecenin sessizliğini Hep düşünmüşümdür Bir hiçliğin ortasında […]

kırgın yalnızlar bahçesinde

uykusu sızar dalgınlığından gül kurusu acı bir barut kokusu genzimde tatyos efendi çalıyor dalları kıran kaysı bahçeleri uzak dağlara çekilmiş umut saklı saklı parlıyor dalgındım oysa o gün/nasıl da sevdim ne iştir son yalnızlığa/ermişken kalbim kalırsa gözlerinin/yaldızı benimle üşür karanlıklar boğucu bir sessizlikle/ateşten goncalar duvarları çatırdatır gördüm sessizce/haydarpaşa’ ya karşı lacivert ıssızlığı yaran gül bir […]

erik ağacı

yel kırık yelken kırık mavi yabanda karartmışlar sabahları geceler batak ben sövmenin ustasıyım bir eskici dükkanı var gözlerimin içinde çökerse bu yıkıntı gelip kimler kaldıracak sözleştiler buluştalar söyleştiler birleştiler ne bitmez tükenmez laf ambarı imiş masal bitmedi gitti aşk değil mi ki oyuncularından birinin özgüvenin sarsıldığı ve yitirdiği korkunç oyun sanırım kimse kendinden nefret eden […]

Kurtuluş

tanrının sureti olsanda zor anlar yaşayacaksın ey insanoğlu duvar örüldü sana demirden perslere gereken kudret verildi zülkarneyn’e doğu’nun batı’nın anahtarı tanrı neyi yüceltir biliriz erittik demirden duvarı açıldı kapı sessiz gecede sevgili burada hür yaşama hasreti doğaya derin bakış inanırsan insanoğlu insan emeğiyle iveşir tanrıyla /yanılmasın insan bu yalancı sözlere bunlar tanrı kelamı değil tanrı […]

Âşık Veysel Şatıroğlu

Aşık Veysel olarak bilinen asıl adı “Veysel Şatıroğlu” olan usta ozan, 25 Ekim 1894 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde dünyaya geldi. 21 Mart 1973’te yine Sivrialan’da yaşamını yitirdi. Annesi Gülizar, babası “Karaca” lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel’in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi. Türk halk ozanı. Avşar boyunun Şatırlı […]