Mustafa Kemal ve Yeniçeri Kıyafeti

Cemâlin nurunu her yerde gördüm
Âlemi muhîttir şems-i envârın
Güzelliğin kevn-ü mekanda buldum
Âşıka ayandır gizli esrârın

Sıdkı Baba

Balkan harbinden sonra Osmanlı’dan kopan Bulgar Devletinde ateşe olarak görev yapan genç Mustafa Kemal Bulgarların Osmanlı’dan ayrılışının yıl dönümünde Bulgarlar tarafından bu baloya davet edilir.

Mustafa Kemal Bey’in yeniçeri kıyafeti ile baloya gittiği gece yaşadıklarını Altan Deliorman şöyle anlatır:
1914 İlkbaharının, Balkan iklimine göre oldukça ender bulunan bir gününde, Türk Elçiliği’nin kapısını çalan postacı, sekiz on gün sonra yapılacak bir balonun davetiyesini getiriyordu. Bulgarlar bu baloya çok önem vermekteydiler. Zira, baloyu en büyük yortularından biri münasebetiyle yapan Bulgarlar, bu kutsal günlerine “Kiril Metodi” adını vermişlerdi. Kiril Metodi; yani Bulgar alfabesinin tespit ve tanzim edildiği gün. Bu yortunun Bulgar milli hayatında çok önemli bir yer tutması boşuna değildi. Milli alfabenin düzenlenmesiyle istiklal yolunda büyük bir hamle yapmış oluyorlardı.(1)

Bir zamanlar Osmanlı’nın parçası olan bu yerin artık başka bir ülke olması ve bir yabancı gibi Osmanlı Ateşesi olarak kendinin burada görevli olarak kiyafet balosuna çağrılmasına Mustafa Kemal çok içerlenir ve üzüntüsünü göstermek ister.

Mustafa Kemal düşünür taşını ve bu kıyafet balosuna nasıl gideceğini bulur. istanbul’a haber göndererek kendisine yeniçeri kıyafeti yollanmasını ister.

Mustafa Kemal Bey’in yeniçeri kıyafeti ile baloya gittiği gece yaşadıklarını Altan Deliorman şöyle anlatır:
Kıyafet balosuna yeniçeri elbisesiyle gitmeyi böylece kararlaştırdıktan sonra Mustafa Kemal, emir eri Nuri’yi, eski arkadaşı Kızanlıklı Cevad Bey’e gönderdi. Ona bir mektup yazarak, yeniçeri kıyafetinin birtakım faydalar sağlayacağını düşündüğünü ve bir mahzur yoksa bu kıyafetin Askeri Müze’den alınarak kendisine yollanmasını istedi. Cevad Bey’de Mustafa Kemal’e karşı hayranlıkla karışık bir sevgi vardı. Derhal elbiseyi hazırlattı, itina ile bir paket yaptırdı ve Nuri’ye teslim etti. Nuri de bu kıymetli emaneti ihtimamla muhafaza ederek Mustafa Kemal’e getirdi.(2)

Kıyafeti giyme amacı bir zamanlar Osmanlı toprağı olan bu yerin gene kendilerine geçebileceğini herkes geldiği yeri ve haddini bilsin anlamında yapmıştır.

Namıdır Mustafa Kemal-i kudret
Sabr-ü sebat ile buldu çok nusret
Dergah-ı Ali’ den giyindi kıspet
Oldu bu devranın baş pehlivanı.

Sıdkı Baba

Bu kıvrak zekasıyla yeniçeri kıyafeti ile baloya giden Mustafa Kemal atatürk balonun en şık ismi seçilir ve gecenin hatırası olarak fotoğrafı çekilir.

Sofya’da kıyafet balosunda yeniçeri kıyafetiyle “İşte gecenin en güzel kostümü” (11-12 Mayıs 1914)

Mustafa Kemal Sofya’da Ataşemiliter (Askeri Ateşe) iken 1 Mart 1914’te Yarbaylığa yükselmişti. Yaz başlangıcında (mali durumu düzeldiğinden) istediği gibi bir ev bulmuş ve oturmuştu. 1914’ün Mayıs ayı başında, Bulgarların 11 Mayıs 1914’deki ulusal gününde verilen bir baloya davet edilmişti. Mustafa Kemal bu baloda manevi bir üstünlük sağlamak istiyordu. Geniş ve bol ışıklı salonda devam eden muhteşem gecede, gösterişli bir yeniçeri kıyafetiyle içeri girdi… Mustafa Kemal’e çevrilen bütün gözler O’na hayranlıkla bakıyordu. Orada bulunan Bulgar Kralı Ferdinand, Mustafa Kemal’i yanına davet ederek iltifatlarda bulunmuş, kıyafetinden ve başarısından dolayı da tebrik etmişti. Bir gümüş tabakayı da lütfen kabul etmesi dileğiyle hediye etmişti…

Geceye katılanlardan; “İşte gecenin en güzel kostümü” diyenler olmuştu.

Mustafa Kemal o gece baloda giydiği yeniçeri kıyafetini, İstanbul Merkez Kumandan Muavini Kazım Bey’e mektup yazarak, müzeden alınıp yollanmasını istemişti. Sofya’dan trenle İstanbul’a giden bir arkadaşı dönüşünde kıyafeti aksesuarlarıyla birlikte kendisine getirmişti.

Sabaha kadar devam eden balonun bitiminde, İspanya Maslahatgüzarı, Mustafa Kemal’i evine davet etmiş ve evinin şark köşesinde O’nun yeniçeri kıyafetiyle bu fotoğrafını çekmişti.

İsmail Hakkı Kavalalı, Atatürk’ün Selanik Askeri Rüştiyesi’nden arkadaşıdır. Atatürk’ün Sofya’da Askeri Ataşe olarak bulunduğu sırada börk serpuşlu (yeniçerilerin kullandığı başlık) yeniçeri kıyafeti ile çektirdiği fotoğrafın hikâyesini şöyle anlatır:

“Harp Okulu’ndan sonra onu Sofya’da yarbay rütbesi ile ataşemiliter olarak gördüm. Ben o zamanlar Bulgar Sorbanyası’nda (Meclisinde) milletvekili idim. Dört arkadaşımla Bulgaristan’daki Türkleri temsil ediyorduk. Kendisiyle hemen her zaman konuşur dertleşirdik. Bir gün yine Mustafa Kemal’le birlikteydik. Bulgarların düzenlendiği bir kostümlü balo’ya yabancı devlet temsilcilerini de milli giysiyle davet eder bir mektup geldi. Hiç unutmam, birden bire gözleri parladı, bana döndü ve:

-“İsmail sen Bulgar treni’nde parasız gezebiliyorsun. İstanbul’a git. Bana bir yeniçeri ağası kostümü getir” dedi.

Bir de Enver Paşa’ya hitap eder bir mektup yazdı. İstanbul’a geldim, dediği kostümü aldım ve döndüm. Baloya beraber gittik. O, bu giysiyle bütün bakışları kendine çekiyordu. İri vücuduna ayrı bir heybet veren bu giysi ve yüzündeki maske, O’nun gözlerindeki sonsuz parıltılarla efsaneleşen bir kudret de katmıştı. Bütün konuklar, bunun kim olduğunu birbirine soruyorlardı.

Bir süre sonra, büyük ödüllü bir dans yarışmasına girdi. Bulgar Başbakanı’nın kızına kavelyelik ediyordu. Zaten bu kız daha önce O’nun flörtü idi. Mustafa Kemal çok güzel dans ederdi. Nitekim bütün valsleri olağanüstü bir başarı ile bitirerek yarışma birinciliğini kazandı. Bu ara Bulgar Meclisi Başkanı bana, bu gencin kim olduğunu sormuştu. Önce tanımadığımı söyledim, sonra ataşemiliter Mustafa Kemal olduğunu öğrenince hayranlığını şöyle belirtmişti:

-“Müthiş, müthiş bir adam!”

Yarbay Mustafa Kemal İstanbul Topkapı Sarayı’ndan özel izinle getirttiği bu yeniçeri kostümünü, 11 Mayıs 1914 gecesi Sofya’da katıldığı kıyafet balosunda giydi ve birinci seçildi.

Mehmet Özgür Ersan Dede  (Yesari Abdal Çelebi)12.09.2017

Kaynak:

(1)(2) Altan Deliorman, Mustafa Kemal Balkanlarda, Türkiye Yayınevi, 1959 Atilla ORAL, Şakir Zümre Sofya’daki Kıyafet Balosunda Bir Yeniçeri

Yayın Tarihi İ.H.K., Vakit Gazetesi, 08.09.1947

Sevdiğimiz Atatürk, Rasim Pehlivanoğlu, Atatürk Araştırma Merkezi, 2004. ISBN:975-16-1709-X. Sayfa: 87

Mehmet Özgür Ersan

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir